Skip to Content
The Muslims Internet Directory
Featured Service
Home
|
Advertise
|
FAQ
|
Login/Register |
Directory
Quran
Hadith
Islamic Library
Prayer Times
Discover Islam
Islamic Gallery
Calendar
New
Classifieds
Services
Webmasters
Dictionary
Downloads
Kids & Games
Quran Navigation
Search
Translations
Transliteration
Index
Chapter Info
English Search
Articles and Books
Audio
Memorization
Links
Downloads
On Your Site
FAQ
Muslims Internet Directory
The Quran / English
The Hadith
2Muslims.com
Our Network
Islamic Library & Articles
The Internet
Islamic Classifieds
WebRing Members Sites
Advance
-
Live Search
-
Quran
-
Hadith
-
Search This Site
-
The Network
-
Classifieds
-
WebRing
-
The Internet
-
Help!
Featured Site
Feature Your Site Now
2Muslims Services
Islamic IE Toolbar
Islamic Internet Gadgets
Prayer Times Software
Forum
Donate
Islamic Quizzes
Islamic CGI Scripts
Polls
Free E-mail Account
Zakat Calculator
Islamic Holidays Dates
Islamic Date Converter
DAWA Tools
FAQ About Islam
Buy The Islamic CD
God's Attributes
How To Pray?
Paid Services
Buy The Islamic CD
Banner Design
Submit Your Site
Muslims Million Pixels
Translate Site To:
Arabic
Bulgarian
Catalan
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Filipino
Finnish
French
German
Greek
Hebrew
Hindi
Indonesian
Italian
Japanese
Korean
Latvian
Lithuanian
Norwegian
Polish
Portuguese
Romanian
Russian
Serbian
Slovak
Slovenian
Spanish
Swedish
Ukrainian
Vietnamese
Hijab
Why do muslim females wear Hijab (Head cover)?
Faith
Culture
Fear
Other
view results
view other polls
Home
:
Quran:
Quran Translations:
Turkish:
Hûd Sûresi :
Search the Quran in any of the drop down menu languages:
--Select language--
Albanian
Arabic
Azerbaijani
Bengali
Bosnian
Brazilian
Burmese
Chinese
Dutch
English_Abdullah_Yusuufali
English_Hasan_Qaribullah
English_Muhammad_Pickthall
Farsi
Finish
French
German
Hausa
Hindi
Hindi
Indonesian
Italian
Japanese
Korean
Latin
Malaysian
Melayu
Meranao
Mexican
Pashto
Persian
Poland
Portuguese
Russian
Spanish
Swahili
Tamil
Thai
Transliteration
Turkish
Urdu
More search options
Hûd Sûresi
[11.1] Elif. Lâm. Râ. (Bu sana indirilen), hikmet sahibi(ve) her şeyden haberdar olan (Allah) tarafındanâyetleri sağlamlaştırılmış, sonra da açıklanmış birkitaptır.
Recommend
[11.2] (De ki: Bu Kitap) "Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için (indirildi). Şüphesiz ki ben, onuntarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı vemüjdeleyiciyim.
Recommend
[11.3] Ve Rabbinizden mağfiret dilemeniz, sonra da onatevbe etmeniz için (indirildi. Eğer bu emrolunanları yaparsanız), Allah sizi, tayin edilmiş bir süreyekadar güzel bir şekilde yaşatır, fazlasını yapanherkese de iyiliğinin karşılığını verir. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin başınıza gelecek büyük birgünün azabından korkarım."
Recommend
[11.4] Dönüşünüz yalnız Allah'adır. O, her şeye kadirdir.
Recommend
[11.5] Bilesiniz ki, onlar Peygamber'den,(düşmanlıklarını) gizlemeleri için göğüsleriniçevirirler (gönüllerinden geçeni gizlerler). İyi bilinki, onlar elbiselerine büründükleri zaman dahi, Allahonların gizlediklerini de, açığa çıkardıklarını dabilir. Çünkü O, kalplerin özünü bilendir.
Recommend
[11.6] Yeryüzünde yürüyen her canlının rızkı, yalnızcaAllah'ın üzerinedir. Allah o canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir.(Bunların) hepsi açık bir kitapta (levh-i mahfuz'da) dır.
Recommend
[11.7] O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı su üzerindeiken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yeminederim ki, (Resûlüm!): "Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz" desen, kâfir olanlar derhal "Bu,açık bir büyüden başka bir şey değildir" derler.
Recommend
[11.8] Andolsun, eğer biz onlardan azabı sayılı bir süreye kadar ertelesek, mutlaka "Onun gelmesiniengelleyen nedir?" derler. Bilesiniz ki, kendilerineazap geldiği gün, bir daha onlardan uzaklaştırılacakdeğildir. Ve alay etmekte oldukları şey, onlarıçepeçevre kuşatacaktır.
Recommend
[11.9] Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet)tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak, tamamenümitsiz ve nankör olur.
Recommend
[11.10] Eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona birnimet tattırırsak, elbette "Kötülükler benden gitti"der. Çünkü o (bunu derken) şımarıktır, kibirlidir.
Recommend
[11.11] Ancak (musibetlere) sabredip güzel iş yapanlarböyle değildir. İşte onlar için bir bağış ve birbüyük mükâfat vardır.
Recommend
[11.12] Belki de sen (müşriklerin:) "Ona (gökten) birhazine indirilseydi veya onunla beraber bir melek gelseydi!" demelerinden ötürü sana vahyolunanâyetlerin bir kısmını (duyurmayı) terk edeceksin vebu yüzden ruhun daralacaktır. (İyi bil ki) sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekîldir.
Recommend
[11.3] Yoksa, "Onu (Kur'an'ı) kendisi uydurdu" mudiyorlar? De ki: Eğer doğru iseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz deonun gibi uydurulmuş on sûre getirin.
Recommend
[11.14] Eğer (onlar) size cevap veremiyorlarsa, bilin ki,o ancak Allah'ın ilmiyle indirilmiştir ve O'ndanbaşka tanrı yoktur. Artık siz müslüman oluyormusunuz?
Recommend
[11.15] Kim, (yalnız) dünya hayatını ve zinetini istemekte ise, işlerinin karşılığını orada onlara tamolarak veririz ve orada onlar hiçbir zararauğratılmazlar.
Recommend
[11.6] İşte onlar, ahirette kendileri için ateşten başkahiçbir şeyleri olmayan kimselerdir; (dünyada)yaptıkları da boşa gitmiştir; yapmakta olduklarışeyler (zaten) bâtıldır.
Recommend
[11.7] Rabbin tarafından (gelmiş) açık bir delile dayananve kendisini Rabbinden bir şahidin izlediği, ayrıcakendisinden önce, bir önder ve bir rahmet olarak Musa'nın Kitab'ı (elinde) bulunan kimse (inkârcılargibi) midir? Çünkü bunlar ona (Kur'an'a) inanırlar.Zümrelerden hangisi onu inkâr ederse işte cehennem ateşi onun varacağı yerdir, bundan şüphenolmasın; zira bu, senin Rabbin tarafından bildirilmişgerçektir; fakat insanların çoğu inanmazlar.
Recommend
[11.18] Kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimolabilir? Onlar (kıyamet gününde) Rablerine arzedilecekler, şahitler de: İşte bunlar Rablerine karşı yalan söyleyenlerdir, diyecekler. Bilin ki, Allah'ınlâneti zalimlerin üzerinedir!
Recommend
[11.19] Onlar, (insanları) Allah'ın yolundan alıkoyan veonu eğri göstermek isteyenlerdir. Ahireti inkâredenler de onlardır.
Recommend
[11.20] Onlar yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakacakdeğillerdir; onların Allah'tan başka (yardımisteyecekleri) dostları da yoktur. Onların azabı katkat olacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) negörebiliyorlar ne de kulak veriyorlardı.
Recommend
[11.21] İşte onlar kendilerini ziyana uğrattılar.Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerinden kaybolupgitti.
Recommend
[11.22] Şüphesiz onlar, ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.
Recommend
[11.23] İnanıp da güzel işler yapan ve Rablerine gönüldenboyun eğenlere gelince, işte onlar cennet ehlidir.Onlar orada ebedî kalırlar.
Recommend
[11.24] Bu iki zümrenin (müminlerle kâfirlerin) durumu,kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir.Bunların hali hiç eşit olur mu? Hâla ibret almıyor musunuz?
Recommend
[11.25] Andolsun, biz Nuh'u kavmine elçi gönderdik.Onlara: "Ben (dedi), sizin için apaçık biruyarıcıyım.
Recommend
[11.26] Allah'tan başkasına tapmayın! Ben, size (gelecek)elem verici bir günün azabından korkuyorum."
Recommend
[11.27] Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: "Bizseni sadece bizim gibi bir insan olarak görüyoruz.Bizden, basit görüşle hareket eden alt tabakamızdan başkasının sana uyduğunu görmüyoruz. Ve sizin bizekarşı bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Bilakis sizinyalancılar olduğunuzu düşünüyoruz."
Recommend
[11.28] (Nuh) dedi ki: Ey kavmim! Eğer ben Rabbimtarafından (bildirilen) açık bir delil üzerinde isem ve O bana kendi katından bir rahmetvermiş de bu size gizli tutulmuşsa, buna ne dersiniz?Siz onu istemediğiniz halde biz sizi ona zorlayacak mıyız?
Recommend
[11.29] Ey kavmim! Allah'ın emirlerini bildirmeye karşılıksizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim mükâfatımancak Allah'a aittir. Ben iman edenleri kovacakdeğilim; çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi, bilgisizce davranan bir toplulukolarak görüyorum.
Recommend
[11.30] Ey kavmim! Ben onları kovarsam, beni Allah'tan(onun azabından) kim korur? Düşünmüyor musunuz?
Recommend
[11.31] Ben size: "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır" demiyorum, gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" dedemiyorum, sizin gözlerinizin hor gördüğü kimseleriçin, "Allah onlara asla bir hayır vermeyecektir"diyemem. Onların kalplerinde olanı, Allah daha iyibilir. Onları kovduğum takdirde ben gerçektenzalimlerden olurum."
Recommend
[11.32] Dediler ki: Ey Nuh! Bizimle mücadele ettin vebize karşı mücadelede çok ileri gittin. Eğer doğrulardan isen, kendisiyle bizi tehdit ettiğini(azabı) bize getir!
Recommend
[11.33] (Nuh) dedi ki: "Onu size ancak dilerse Allahgetirir. Ve siz (Allah'ı) âciz bırakacak değilsiniz.
Recommend
[11.34] Eğer Allah sizi azdırmak istiyorsa, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdüm size fayda vermez.(Çünkü) O sizin Rabbinizdir. Ve (nihayet) O'nadöndürüleceksiniz."
Recommend
[11.35] (Resûlüm!) Yoksa, "Bunu uydurdu" mu diyorlar? Deki: "Eğer onu uydurduysam günahım bana aittir. Fakat ben sizin işlediğiniz günahtan uzağım."
Recommend
[11.36] Nuh'a vahyolundu ki: Kavminden iman etmişolanlardan başkası artık (sana) asla inanmayacak. Öyle ise onların işlemekte olduklarından (günahlardan)dolayı üzülme.
Recommend
[11.37] Gözlerimizin önünde ve vahyimiz (emrimiz)uyarınca gemiyi yap ve zulmedenler hakkında bana (birşey) söyleme! Onlar mutlaka boğulacaklardır!
Recommend
[11.38] Nuh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler ise,yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. Dediki: "Eğer bizimle alay ediyorsanız, iyi bilin ki siz nasıl alay ediyorsanız biz de sizinle alay edeceğiz!
Recommend
[11.39] Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini vesürekli bir azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz."
Recommend
[11.40] Nihayet emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca Nuh'a dedik ki: "(Canlı çeşitlerinin) herbirinden iki eş ile -(boğulacağına dair) aleyhindesöz geçmiş olanlar dışında- aileni ve iman edenleri gemiye yükle!" Zaten onunla beraber pek azıiman etmişti.
Recommend
[11.41] (Nuh) dedi ki: "Gemiye binin! Onun yüzüp gitmeside, durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbimçok bağışlayan, pek esirgeyendir."
Recommend
[11.42] Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onlarıgötürüyordu. Nuh, gemiden uzakta bulunan oğluna:Yavrucuğum! (Sen de) bizimle beraber bin, kâfirlerleberaber olma! diye seslendi.
Recommend
[11.43] Oğlu: Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım, dedi. (Nuh): "Bugün Allah'ın emrinden (azabından),merhamet sahibi Allah'tan başka koruyacak kimseyoktur" dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.
Recommend
[11.44] (Nihayet) "Ey yer suyunu yut! Ve ey gök (suyunu) tut!" denildi. Su çekildi; iş bitirildi; (gemi de)Cûdî (dağının) üzerine yerleşti. Ve: "O zalimlertopluluğunun canı cehenneme!" denildi.
Recommend
[11.45] Nuh Rabbine dua edip dedi ki: "Ey Rabbim!Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vâdin iseelbette haktır. Sen hakimler hakimisin."
Recommend
[11.46] Allah buyurdu ki: Ey Nuh! O asla senin ailendendeğildir. Çünkü onun yaptığı kötü bir iştir. O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme!Ben sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.
Recommend
[11.47] Nuh dedi ki: Ey Rabbim! Ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğerbeni bağışlamaz ve esirgemezsen, ben ziyanauğrayanlardan olurum!
Recommend
[11.48] Denildi ki: Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olanümmetlere bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in! Kendilerini (dünyada) faydalandıracağımız, sonra dabizden kendilerine elem verici bir azabın dokunacağıümmetler de olacaktır.
Recommend
[11.49] (Resûlüm!) İşte bunlar sana vahyettiğimiz gaybhaberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü iyisonuç (sabredip) sakınanlarındır.
Recommend
[11.50] Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u (gönderdik). Dediki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndanbaşka tanrınız yoktur. Siz yalan uyduranlardanbaşkası değilsiniz.
Recommend
[11.51] Ey kavmim! Ben, ona (peygamberliğe) karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim,beni yaratandan başkasına ait değildir. Hâla aklınızıkullanmıyor musunuz?
Recommend
[11.52] Ey kavmim! Rabbinizden bağış dileyin; sonra daO'na tevbe edin ki, üzerinize göğü (yağmuru) bol bolgöndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın. Günahişleyerek (Allah'tan) yüz çevirmeyin.
Recommend
[11.53] Dediler ki: Ey Hûd! Sen bize açık bir mucize getirmedin, biz de senin sözünle tanrılarımızıbırakacak değiliz ve biz sana iman edecek de değiliz.
Recommend
[11.54] Biz "Tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış!" demekten başka bir söz söylemeyiz! (Hûd) dedi ki: "BenAllah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki bensizin ortak koştuklarınızdan uzağım."
Recommend
[11.55] "O'ndan başka (taptıklarınızın hepsinden uzağım).Haydi hepiniz bana tuzak kurun; sonra da bana mühletvermeyin!"
Recommend
[11.56] "Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olanAllah'a dayandım. Çünkü yürüyen hiçbir varlık yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın. ŞüphesizRabbim dosdoğru yoldadır."
Recommend
[11.57] "Eğer yüz çevirirseniz şüphesiz ki benimle sizegönderileni size bildirdim. Rabbim (dilerse) sizdenbaşka bir kavmi yerinize getirir de O'na hiçbir zarar veremezsiniz. Çünkü benim Rabbim her şeyigözetendir."
Recommend
[11.58] Emrimiz gelince, Hûd'u ve onunla beraber imanedenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık, onlarıağır bir azaptan kurtuluşa erdirdik.
Recommend
[11.59] İşte Âd (kavmi). Rablerinin âyetlerini inkârettiler; O'nun peygamberlerine âsi oldular ve inatçıher zorbanın emrine uydular.
Recommend
[11.60] Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet günündelânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Ad (kavmi)Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da) bilin ki Hûd'unkavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.
Recommend
[11.61] Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik).Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndanbaşka tanrınız yoktur. O sizi yerden (topraktan)yarattı. Ve sizi orada yaşattı. O halde O'ndanmağfiret isteyin; sonra da O'na tevbe edin. ÇünküRabbim (kullarına) çok yakındır, (dualarını) kabuledendir.
Recommend
[11.62] Dediler ki: Ey Sâlih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi)babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyormusun? Doğrusu biz, bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.
Recommend
[11.63] (Sâlih) dedi ki: Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden(verilen) apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana kendinden bir rahmet (peygamberlik) vermişse, buna nedersiniz? Bu durum karşısında O'na âsi olursam beniAllah'tan (O'nun azabından) kim korur? O zaman siz de bana ziyan vermekten fazla bir şeyyapamazsınız.
Recommend
[11.64] Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ındevesi. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin). Ona kötülük dokundurmayın; sonra sizi yakınbir azap yakalar.
Recommend
[11.65] Fakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarını kesereköldürdüler. Sâlih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün dahayaşayın (sonra helâk olacaksınız)!" Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.
Recommend
[11.66] Emrimiz gelince, Sâlih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak(azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık. ŞüphesizRabbin kuvvetlidir, (her şeye) galip gelendir.
Recommend
[11.67] Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı veyurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Recommend
[11.68] Sanki orada hiç oturmamışlardı. Biliniz ki, Semûdkavmi gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yinebilesiniz ki, Semûd kavmi (Allah'ın rahmetinden) uzakkılındı.
Recommend
[11.69] Andolsun ki elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve: "Selam (sana)" dediler. O da:"(Size de) selam" dedi ve hemen kızartılmış birbuzağı getirdi.
Recommend
[11.70] Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onlarıyadırgadı ve onlardan dolayı içine bir korku düştü.Dediler ki: Korkma! (biz melekleriz). Lût kavminegönderildik.
Recommend
[11.71] O esnada hanımı ayakta idi ve (bu sözleriduyunca) güldü. Ona da İshak'ı, İshak'ın ardından da Ya'kub'u müjdeledik.
Recommend
[11.72] (İbrahim'in karısı:) Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mudoğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey! dedi.
Recommend
[11.73] (Melekler) dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketlerisizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeyelâyıktır, iyiliği boldur.
Recommend
[11.74] İbrahim'den korku gidip kendisine müjde gelince,Lût kavmi hakkında (adeta) bizimle mücadeleye başladı.
Recommend
[11.75] İbrahim cidden yumuşak huylu, bağrı yanık,kendisini Allah'a vermiş biri idi.
Recommend
[11.76] (Melekler dediler ki): Ey İbrahim! Bundan vazgeç.Çünkü Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Ve onlara, geriçevrilmez bir azap mutlaka gelecektir!
Recommend
[11.77] Elçilerimiz Lût'a gelince, (Lût) onların yüzündenüzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da "Bu, çetinbir gündür" dedi.
Recommend
[11.78] Lût'un kavmi, koşarak onun yanına geldiler. Dahaönce de o kötü işleri yapmaktaydılar. (Lût): "Eykavmim! İşte şunlar kızlarımdır (onlarla evlenin); sizin için onlar daha temizdir. Allah'tankorkun ve misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin!İçinizde aklı başında bir adam yok mu!" dedi.
Recommend
[11.79] Dediler ki: Senin kızlarında bizim bir hakkımızolmadığını biliyorsun. Ve sen bizim ne istediğimizielbette bilirsin.
Recommend
[11.80] (Lût:) Keşke benim size karşı (koyacak) bir gücümolsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim! dedi.
Recommend
[11.81] (Melekler) dediler ki: Ey Lût! Biz Rabbininelçileriyiz. Onlar sana asla dokunamazlar. Sengecenin bir kısmında ailenle (yola çıkıp) yürü. Karından başka sizden hiçbiri geride kalmasın. Çünküonlara gelecek olan (azap) şüphesiz ona da isabetedecektir. Onlara vâdolunan (helâk) zamanı, sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?
Recommend
[11.82] Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik veüzerlerine (balçıktan) pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırdık.
Recommend
[11.83] (O taşlar:) Rabbin katında işaretlenerek(yağdırılmıştır). Onlar zalimlerden uzak değildir.
Recommend
[11.84] Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dediki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için ondanbaşka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın.Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum. Veben, gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.
Recommend
[11.85] Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin; yeryüzündebozguncular olarak dolaşmayın.
Recommend
[11.86] Eğer mümin iseniz Allah'ın (helâlinden) bıraktığı(kâr) sizin için daha hayırlıdır. Ben üzerinize birbekçi değilim.
Recommend
[11.87] Dediler ki: Ey Şuayb! Babalarımızın taptıklarını(putları), yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mıemrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın!
Recommend
[11.88] Dedi ki: Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından (verilmiş) apaçık bir delilim varsa ve Obana tarafından güzel bir rızık vermişse buna nedersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadecegücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakatbaşarmam ancak Allah'ın yardımı iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na döneceğim.
Recommend
[11.89] Ey kavmim! Sakın bana karşı düşmanlığınız, Nuhkavminin veya Hûd kavminin, yahut Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi size de bir musibetgetirmesin! Lût kavmi de sizden uzak değildir.
Recommend
[11.90] Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbeedin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir,(müminleri) çok sever.
Recommend
[11.91] Dediler ki: Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunuanlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (âciz) görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlakataşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin.
Recommend
[11.92] (Şuayb:) "Ey kavmim dedi, size göre benim kabilem Allah'tan daha mı güçlü ve değerli ki, onu(Allah'ın emirlerini) arkanıza atıp unuttunuz.Şüphesiz ki Rabbim yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır.
Recommend
[11.93] Ey kavmim! Elinizden geleni yapın! Ben deyapacağım! Kendisini rezil edecek azabın geleceğişahsın ve yalancının kim olduğunu yakındaöğreneceksiniz! Bekleyin! Ben de sizinle beraberbeklemekteyim."
Recommend
[11.94] Emrimiz gelince, Şuayb'ı ve onunla beraber imanedenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık;zulmedenleri ise korkunç bir gürültü yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Recommend
[11.95] Sanki orada hiç barınmamışlardı. Biliniz ki,Semûd kavmi (Allah'ın rahmetinden) uzak olduğu gibiMedyen kavmi de uzak oldu.
Recommend
[11.96] Andolsun ki Musa'yı da mucizelerimizle ve apaçıkbir delille gönderdik.
Recommend
[11.97] Firavun'a ve onun ileri gelenlerine Fakat onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri doğrudeğildi.
Recommend
[11.98] Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne düşecekve onları (çekip) ateşe götürecektir. Varacakları yer ne kötü yerdir!
Recommend
[11.99] Onlar burada da, kıyamet gününde de lânete uğratıldılar. (Onlara) verilen bu armağan nekötü armağandır!
Recommend
[11.100] (Ey Muhammed!) İşte bu, (halkı helâk olmuş)memleketlerin haberlerindendir. Biz onu sanaanlatıyoruz; onlardan (bugüne kadar izleri) kalan davardır, biçilmiş ekin (gibi yok olan) da vardır.
Recommend
[11.101] Onlara biz zulmetmedik; fakat, onlar kendilerinezulmettiler. Rabbinin (azap) emri geldiğinde, Allah'ı bırakıp da taptıkları tanrıları, onlara hiçbir şeysağlamadı, ziyanlarını artırmaktan başka bir şeyeyaramadı.
Recommend
[11.102] Rabbin, haksızlık eden memleketleri (onlarınhalkını) yakaladığında, onun yakalayışı işte böyle (şiddetlidir). Şüphesiz onun yakalaması pek elemvericidir, pek çetindir!
Recommend
[11.103] İşte bunda, ahiret azabından korkanlar içinelbette bir ibret vardır. O gün bütün insanların biraraya toplandığı bir gündür ve o gün (bütün mahlûkatın) hazır bulunduğu bir gündür.
Recommend
[11.104] Biz onu (kıyamet gününü) sadece sayılı birmüddete kadar bekletiriz.
Recommend
[11.105] O geldiği gün Allah'ın izni olmadan hiç kimsekonuşamaz. Onlardan kimi bedbahttır, kimi mutlu.
Recommend
[11.106] Bedbaht olanlar ateştedirler, orada onların(öyle feci) nefes alıp vermeleri vardır ki. l
Recommend
[11.7] Rabbinin dilediği hariç, (onlar) gökler ve yerdurdukça o ateşte ebedî kalacaklardır. Çünkü Rabbin,istediğini hakkıyla yapandır.
Recommend
[11.108] Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler.Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlarda orada ebedî kalacaklardır. Bu (nimetler) bitmez, tükenmez bir lütuftur.
Recommend
[11.109] O halde onların tapmakta oldukları şeylerden (bu şeylerin onları azaba götürdüğünden)şüphen olmasın. Çünkü onlar ancak daha öncebabalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların (azaptan) nasiplerini mutlaka eksiksiz olarakvereceğiz.
Recommend
[11.110] Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik; fakat ondaihtilaf edildi. Eğer Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, elbette onların arasında hükümverilmişti (ve işleri de bitirilmişti). Şüphesiz kionlar (Mekkeliler) de Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Recommend
[11.111] Şüphesiz Rabbin, onların her birinin amellerinin karşılığını onlara tam olarak verecektir. ÇünküRabbin, onların yapmakta olduklarından haberdardır.
Recommend
[11.112] O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı dagitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyigörendir.
Recommend
[11.113] Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah'tanbaşka dostlarınız yoktur. Sonra (O'ndan da) yardımgöremezsiniz!
Recommend
[11.114] Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerindenamaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere birhatırlatmadır.
Recommend
[11.115] (Ey Muhammed!) Sabırlı ol, çünkü Allah güzel işyapanların mükâfatını zayi etmez.
Recommend
[11.116] Sizden önceki asırlarda yeryüzünde (insanları)bozgunculuktan alıkoyacak faziletli kimselerbulunsaydı ya! Fakat onlardan, kurtuluşa erdirdiğimiz az bir kısmı müstesnadır (bunlargörevlerini yaptılar). Zulmedenler ise, kendilerineverilen refahın peşine düştüler. Zaten günahkâr idiler.
Recommend
[11.117] Halkı iyi olduğu halde Rabbin, haksızlıklamemleketleri helâk etmez.
Recommend
[11.118] Rabbin dileseydi bütün insanları bir tek milletyapardı. (Fakat) onlar ihtilafa düşmeye devamedecekler.
Recommend
[11.119] Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır.Zaten Rabbin onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerledolduracağım" sözü yerini buldu.
Recommend
[11.120] Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini(tatmin ve) teskin edeceğimiz her haberi sanaanlatıyoruz. Bunda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.
Recommend
[11.121] İman etmeyenlere de ki: Elinizden geleni yapın!Biz de (gerekeni) yapmaktayız!
Recommend
[11.122] Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz!
Recommend
[11.123] Göklerin ve yerin gaybı (sırrı) yalnız Allah'a aittir. Her iş O'na döndürülür. Öyle ise O'nakulluk et ve O'na dayan! Rabbin yaptıklarınızdangafil değildir.
Recommend
Featured Ad
About Us
Contact Us
Advertise
Donate
Bookmark Us
Support Us
GuestBook
Link To Us
Newsletter
Recommend
Set as Home
Terms Of Use
What's New
Other Sites:
Know The Prophet campaign
-
Discover Islam
-
Pharmacy Site
-
Links SQL Plugins
This Page Was Last Updated on
Copyright 2003-2008
Islamic Education & Services Institute