Skip to Content
The Muslims Internet Directory
Featured Service
Home
|
Advertise
|
FAQ
|
Login/Register |
Directory
Quran
Hadith
Islamic Library
Prayer Times
Discover Islam
Islamic Gallery
Calendar
New
Classifieds
Services
Webmasters
Dictionary
Downloads
Kids & Games
Quran Navigation
Search
Translations
Transliteration
Index
Chapter Info
English Search
Articles and Books
Audio
Memorization
Links
Downloads
On Your Site
FAQ
Muslims Internet Directory
The Quran / English
The Hadith
2Muslims.com
Our Network
Islamic Library & Articles
The Internet
Islamic Classifieds
WebRing Members Sites
Advance
-
Live Search
-
Quran
-
Hadith
-
Search This Site
-
The Network
-
Classifieds
-
WebRing
-
The Internet
-
Help!
Featured Site
Feature Your Site Now
2Muslims Services
Islamic IE Toolbar
Islamic Internet Gadgets
Prayer Times Software
Forum
Donate
Islamic Quizzes
Islamic CGI Scripts
Polls
Free E-mail Account
Zakat Calculator
Islamic Holidays Dates
Islamic Date Converter
DAWA Tools
FAQ About Islam
Buy The Islamic CD
God's Attributes
How To Pray?
Paid Services
Buy The Islamic CD
Banner Design
Submit Your Site
Muslims Million Pixels
Translate Site To:
Arabic
Bulgarian
Catalan
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Filipino
Finnish
French
German
Greek
Hebrew
Hindi
Indonesian
Italian
Japanese
Korean
Latvian
Lithuanian
Norwegian
Polish
Portuguese
Romanian
Russian
Serbian
Slovak
Slovenian
Spanish
Swedish
Ukrainian
Vietnamese
Hijab
Why do muslim females wear Hijab (Head cover)?
Faith
Culture
Fear
Other
view results
view other polls
Home
:
Quran:
Quran Translations:
Turkish:
Tâ-Hâ Sûresi :
Search the Quran in any of the drop down menu languages:
--Select language--
Albanian
Arabic
Azerbaijani
Bengali
Bosnian
Brazilian
Burmese
Chinese
Dutch
English_Abdullah_Yusuufali
English_Hasan_Qaribullah
English_Muhammad_Pickthall
Farsi
Finish
French
German
Hausa
Hindi
Hindi
Indonesian
Italian
Japanese
Korean
Latin
Malaysian
Melayu
Meranao
Mexican
Pashto
Persian
Poland
Portuguese
Russian
Spanish
Swahili
Tamil
Thai
Transliteration
Turkish
Urdu
More search options
Tâ-Hâ Sûresi
[20.1] Tâ. Hâ.
Recommend
[20.2] Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil,ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diyeindirdik.
Recommend
[20.3] Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil,ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diyeindirdik.
Recommend
[20.4] (Kur'an) yeri ve yüce gökleri yaratan Allahtarafından peyderpey indirilmiştir.
Recommend
[20.5] Rahmân, Arş'a istivâ etmiştir.
Recommend
[20.6] Göklerde, yerde ve ikisi arasında bulunan şeylerile toprağın altında olanlar hep O'nundur.
Recommend
[20.7] Eğer sen, sözü açıktan söylersen, bilesin ki O,gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.
Recommend
[20.8] Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzelisimler O'na mahsustur.
Recommend
[20.9] (Resûlüm!) Musa (olayının) haberi sana ulaştı mı?
Recommend
[20.10] Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin!Eminim ki bir ateş gördüm. Belki ondan size birmeş'ale getiririm veya ateşin yanında bir rehberbulurum, demişti.
Recommend
[20.11] Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): EyMusa! diye seslenildi:
Recommend
[20.12] Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemenpabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vâdi Tuvâ'dasın!
Recommend
[20.13] Ben seni seçtim. Şimdi vahyedilene kulak ver.
Recommend
[20.14] Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah'ım. Benden başka ilâh yoktur. Bana kulluk et; beni anmak içinnamaz kıl.
Recommend
[20.15] Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Herkes peşinekoştuğu şeyin karşılığını bulsun diye neredeyse onu (kendimden) gizleyeceğim.
Recommend
[20.16] Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyankimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan)alıkoymasın; sonra mahvolursun!
Recommend
[20.17] Şu sağ elindeki nedir, ey Musa?
Recommend
[20.18] O, benim asamdır, dedi, ona dayanırım, onunladavarlarıma yaprak silkelerim; benim ona başkaca ihtiyaçlarım da vardır.
Recommend
[20.19] Allah: Yere at onu, ey Musa! dedi.
Recommend
[20.20] Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızlasürünen bir yılan değil mi!
Recommend
[20.21] Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilkhaline sokacağız.
Recommend
[20.22] Bir de elini koltuğunun altına sok ki, bir başkamucize olmak üzere o, kusursuz ve lekesiz beyazlıktaçıksın.
Recommend
[20.23] Ta ki, sana, (böylece) en büyük âyetlerimizdenbazılarını gösterelim.
Recommend
[20.24] Firavun'a git. Çünkü o iyice azdı.
Recommend
[20.25] Musa: Rabbim! dedi, yüreğime genişlik ver.
Recommend
[20.26] İşimi bana kolaylaştır.
Recommend
[20.27] Dilimden (şu) bağı çöz.
Recommend
[20.28] Ki sözümü anlasınlar.
Recommend
[20.29] Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver,
Recommend
[20.30] Kardeşim Harun'u.
Recommend
[20.31] Onun sayesinde arkamı kuvvetlendir.
Recommend
[20.32] Ve onu işime ortak kıl.
Recommend
[20.33] Böylece seni bol bol tesbih edelim.
Recommend
[20.34] Ve çok çok analım seni.
Recommend
[20.35] Şüphesiz sen bizi görmektesin.
Recommend
[20.36] Allah: Ey Musa! dedi, istediğin sana verildi.
Recommend
[20.37] Andolsun biz sana bir defa daha lütuftabulunmuştuk.
Recommend
[20.38] Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:
Recommend
[20.39] Musa'yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil'e)bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım veonun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmeniçin sana kendimden sevgi verdim.
Recommend
[20.40] Hani, kız kardeşin gidip "Ona bakacak birini sizebulayım mı?" diyordu. Böylece seni, gözü gönlümutluluk dolsun ve üzülmesin diye annene geri verdik. Ve sen, birini öldürdün de seni endişedenkurtardık. Seni iyiden iyiye denemeden geçirdik.Bunun için yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonra takdire göre (bu makama) geldin ey Musa!
Recommend
[20.41] Seni, kendim için elçi seçtim.
Recommend
[20.42] Sen ve kardeşin birlikte âyetlerimi götürün. Benianmayı ihmal etmeyin.
Recommend
[20.43] Firavun'a gidin. Çünkü o, iyiden iyiye azdı.
Recommend
[20.44] Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başınaalır veya korkar.
Recommend
[20.45] Dediler ki: Rabbimiz! Doğrusu biz, onun bizeaşırı derecede kötü davranmasından yahut iyiceazmasından endişe ediyoruz.
Recommend
[20.46] Buyurdu ki: Korkmayın, çünkü ben sizinleberaberim; işitir ve görürüm.
Recommend
[20.47] Haydi, ona gidin de deyin ki: Biz, senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını hemenbizimle birlikte gönder; onlara eziyet etme! Biz,senin Rabbinden bir âyet getirdik. Kurtuluş, hidayete uyanlarındır.
Recommend
[20.48] Hakikaten bize vahyolundu ki: (Peygamberleri) yalanlayan ve yüz çevirenlere azap edilecektir.
Recommend
[20.49] Firavun: Rabbiniz de kimmiş, ey Musa? dedi.
Recommend
[20.50] O da: Bizim Rabbimiz, her şeye hılkatini (varlık ve özelliğini) veren, sonra da doğru yolu gösterendir,dedi.
Recommend
[20.51] Firavun: Öyle ise, önceki milletlerin hali neolacak? dedi.
Recommend
[20.52] Musa: Onlar hakkındaki bilgi, Rabbimin yanındabir kitapta bulunur. Rabbim, ne yanılır ne de unutur, dedi.
Recommend
[20.53] O, yeri size beşik yapan ve onda size yollar açan,gökten de su indirendir. Onunla biz çeşitlibitkilerden çiftler çıkardık.
Recommend
[20.54] Yeyiniz; hayvanlarınızı otlatınız. Şüphesiz bundaakıl sahipleri için (Allah'ın kudretine) işaretlervardır.
Recommend
[20.55] Sizi ondan (topraktan) yarattık; yine sizi orayadöndüreceğiz ve bir kez daha sizi ondan çıkaracağız.
Recommend
[20.56] Andolsun biz ona (Firavun'a) bütün (bu)delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı vediretti.
Recommend
[20.57] Dedi ki: Bizi, yaptığın büyü ile yurdumuzdan çıkarasın diye mi geldin, ey Musa?
Recommend
[20.58] Öyle ise, muhakkak surette biz de sana, aynen onun gibi bir büyü getireceğiz. Şimdi sen,seninle bizim aramızda, ne senin, ne de bizimmuhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla.
Recommend
[20.59] Musa: Buluşma zamanınız, bayram günü, kuşluk vaktinde insanların toplanma zamanı olsun, dedi.
Recommend
[20.60] Bunun üzerine Firavun dönüp gitti. Hilesini(sihirbazlarını) topladı; sonra geri geldi.
Recommend
[20.6l] Musa onlara: Yazık size! dedi, Allah hakkında yalanuydurmayın! Sonra O, bir azap ile kökünüzü keser!İftira eden, muhakkak perişan olur.
Recommend
[20.62] Bunun üzerine onlar, durumlarını aralarındatartıştılar; gizli gizli fısıldaştılar.
Recommend
[20.63] Şöyle dediler: "Bu ikisi, muhakkak ki,sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve sizin örnekyolunuzu ortadan kaldırmak isteyen iki sihirbazdırlar sadece."
Recommend
[20.64] "Öyle ise hilenizi kurun; sonra sıra halinde gelin! Muhakkak ki bugün, üstün gelen kazanmıştır."
Recommend
[20.65] Dediler ki: Ey Musa! Ya sen at veya önce atan bizolalım.
Recommend
[20.66] Hayır, siz atın, dedi. Bir de baktı ki, büyüleri sayesinde ipleri ve sopaları, kendisinegerçekten koşuyor gibi görünüyor.
Recommend
[20.67] Musa, birden içinde bir korku duydu.
Recommend
[20.68] "Korkma! dedik, üstün gelecek olan kesinliklesensin."
Recommend
[20.69] "Sağ elindekini at da, onların yaptıklarınıyutsun. Yaptıkları, sadece bir büyücü hilesidir.Büyücü ise, nereye varsa (ne yapsa) iflah olmaz."
Recommend
[20.70] Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandılar; "Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik"dediler.
Recommend
[20.71] (Firavun) Şöyle dedi : Ben size izin vermedenönce ona inandınız öyle mi! Hakikat şu ki o, size büyü öğreten ulunuzdur. Şimdi elleriniz ileayaklarınızı tereddüt etmeden çaprazlama keseceğim vesizi hurma dallarına asacağım! Böylece, hangimizin azabının daha şiddetli ve sürekli olduğunuiyice anlayacaksınız.
Recommend
[20.72] Dediler ki: "Seni, bize gelen açık açık mucizelereve bizi yaratana tercih edemeyiz. Öyle ise yapacağınıyap! Sen, ancak bu dünya hayatında hükmünügeçirebilirsin."
Recommend
[20.73] "Bize, hatalarımızı ve senin bize zorla yaptırdığın büyüyü bağışlaması için Rabbimize imanettik. Allah, (mükâfatı) en hayırlı ve (cezası) ensürekli olandır."
Recommend
[20.74] Şurası muhakkak ki, kim Rabbine günahkâr olarakvarırsa, cehennem sırf onun içindir. O ise orada ne ölür ne de yaşar!
Recommend
[20.75] Kim de iyi davranışlarda bulunmuş bir mümin olarakO'na varırsa, üstün dereceler işte sırf bunlariçindir.
Recommend
[20.76] İçinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklarakan Adn cennetleri! İşte arınanların mükâfatı budur.
Recommend
[20.77] Andolsun ki biz Musa'ya: Kullarımla birliktegeceleyin yola çık da (size) yetişilmesindenkorkmaksızın ve (boğulmaktan) endişe etmeksizinonlara denizde kuru bir yol aç, diye vahyetmiştik.
Recommend
[20.78] Bunun üzerine o, askerleri ile birlikte onlarınpeşine düştü. Deniz onları gömüp boğuverdi.
Recommend
[20.79] Firavun, kavmini saptırdı, doğru yola sevketmedi.
Recommend
[20.80] Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık;Tûr'un sağ tarafına (gelmeniz için) size vâde tanıdıkve size kudret helvası ile bıldırcın eti lütfettik.
Recommend
[20.81] Size rızık olarak verdiklerimizin temizolanlarından yeyiniz, bu hususta taşkınlık venankörlük de etmeyiniz; sonra sizi gazabım çarpar. Herkim ki kendisini gazabım çarparsa, hakikaten o,yıkılıp gitmiştir.
Recommend
[20.82] Şu da muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan veyararlı iş yapan, sonra (böylece) doğru yolda gidenkimseyi bağışlarım.
Recommend
[20.83] Seni acele ile kavminden ayrılmaya sevkeden nedir, ey Musa!
Recommend
[20.84] Musa: İşte, dedi, onlar da benim peşimdeler. Ben, memnun olasın diye sana acele ile geldim Rabbim.
Recommend
[20.85] Allah buyurdu: Senden sonra biz, kavmini (Harunile kalan İsrailoğullarını) imtihan ettik ve Sâmirî onları yoldan çıkardı.
Recommend
[20.86] Bunun üzerine Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndü. Ey kavmim! dedi, Rabbiniz sizegüzel bir vaadde bulunmamış mıydı? Şu halde sizezaman mı çok uzun geldi, yoksa üstünüze Rabbinizin gazabının inmesini mi istediniz ki, banaolan vâdinizden döndünüz?
Recommend
[20.87] Dediler ki: Biz sana olan vâdimizden, kendi kudretve irademizle dönmedik. Fakat biz, o kavmin(Mısır'lıların) zinet eşyasından bir takım ağırlıklaryüklenmiş, sonra da onları atmıştık; aynı şekilde Sâmirî de atmıştı.
Recommend
[20.88] Bu adam, onlar için, böğürebilen bir buzağıheykeli icat etti. Bunun üzerine: İşte, dediler, bu,sizin de, Musa'nın da tanrısıdır. Fakat onu unuttu.
Recommend
[20.89] O şeyin, kendilerine hiçbir sözle mukabele edemeyeceğini, kendilerine ne bir zarar ne de birfayda vermek gücünde olmadığını görmezler mi?
Recommend
[20.90] Hakikaten Harun, onlara daha önce: Ey kavmim! demişti, siz bunun yüzünden sadece fitneye uğradınız.Sizin Rabbiniz şüphesiz çok merhametli olanAllah'tır. Şu halde bana uyunuz ve emrime itaat ediniz.
Recommend
[20.91] Onlar: Biz, dediler, Musa aramıza dönünceye kadarbuna tapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz!
Recommend
[20.92] (Musa, döndüğünde)Dedi: Ey Harun! bunların dalâlete düştüklerini gördüğün vakit seni engelleğenne oldu.
Recommend
[20.93] (Neden) benim yolumu takip etmedin? Emrime âsi mioldun?
Recommend
[20.94] (Harun:) Ey annemin oğlu! dedi, saçımı sakalımı,yolma! Ben, senin: "İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!" demenden korktum.
Recommend
[20.95] Musa: Ya senin zorun nedir, ey Sâmirî? dedi.
Recommend
[20.96] O da: Ben, onların görmediklerini gördüm. Zira, o elçinin izinden bir avuç (toprak) alıp onu(erimiş mücevheratın içine) attım. Bunu böyle nefsimbana hoş gösterdi, dedi.
Recommend
[20.97] Musa: Defol! dedi, artık hayatın boyunca sen:"Bana dokunmayın!" diyeceksin. Ayrıca senin için, kurtulamayacağın bir ceza günü var. Tapmaktaolduğun tanrına da bak! Yemin ederim, biz onuyakacağız; sonra da onu parça parça edip denize savuracağız!
Recommend
[20.98] Sizin ilâhınız, yalnızca, kendisinden başka ilâholmayan Allah'tır. O'nun ilmi her şeyi kuşatmıştır.
Recommend
[20.99] (Resûlüm!) İşte böylece geçmiştekilerinhaberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesizki, tarafımızdan sana bir zikir verdik.
Recommend
[20.100] Kim ondan yüz çevirirse, şüphesiz ki kıyamet gününde o, ağır bir günah yükünüyüklenecektir.
Recommend
[20.101] Bu kimseler, onda (o günah yükünün altında)ebedî kalırlar. Onlar için kıyamet gününde bu ne kötü bir yüktür!
Recommend
[20.102] O günde Sûr'a üflenir ve biz o zamangünahkârları, gözleri (korkudan) gömgök bir haldemahşerde toplarız.
Recommend
[20.103] Aralarında birbirlerine gizli gizli şöylederler: "Dünyada sadece on gün kaldınız."
Recommend
[20.104] Aralarında konuştukları konuyu biz daha iyibiliriz. Onların en olgun ve akıllı olanı o zaman:"Bir günden fazla kalmadınız" der.
Recommend
[20.105] (Resûlüm!) Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki:Rabbim onları ufalayıp savuracak.
Recommend
[20.106] Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.
Recommend
[20.107] Orada ne bir iniş, ne de bir yokuşgörebileceksin.
Recommend
[20.108] O gün insanlar, dâvetçiye (İsrafil'e) uyacaklar. Ona karşı yan çizmek yoktur. Artık, çokesirgeyici Allah hürmetine sesler kısılmıştır. Buyüzden, fısıltıdan başka bir ses işitemezsin.
Recommend
[20.109] O gün, Rahmân'ın izin verdiği ve sözündenhoşlandığından başkasının şefaati fayda vermez.
Recommend
[20.110] O, insanların geleceklerini de geçmişlerini debilir. Onların ilmi ise bunu kapsayamaz:
Recommend
[20.111] Bütün yüzler (insanlar), diri ve her şeye hakimolan Allah için eğilip boyun bükmüştür. Zulüm yüklenen ise, gerçekten perişan olmuştur.
Recommend
[20.112] Her kim, mümin olarak iyi olan işlerden yaparsa,artık o, ne zulümden ne de hakkının çiğnenmesindenkorkar.
Recommend
[20.113] (Resûlüm!) Biz onu böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda ikazları tekrar tekraraçıkladık. Umulur ki onlar (bu sayede günahtan)korunurlar; yahut da o (Kur'an) kendileri için bir ibret ortaya koyar.
Recommend
[20.114] Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. Sana O'nun vahyi tamamlanmazdan önce Kur'an'ı (okumakta) aceleetme ve "Rabbim, benim ilmimi artır" de.
Recommend
[20.115] Andolsun biz, daha önce de Âdem'e ahit (emir ve vahiy) vermiştik. Ne var ki o, (ahdi) unuttu. Ondaazim de bulmadık.
Recommend
[20.116] Bir zaman biz meleklere: Âdem'e secde edin!demiştik. Onlar hemen secde ettiler; yalnız İblishariç. O, diretti.
Recommend
[20.117] Bunun üzerine: Ey Âdem! dedik, bu, hem seniniçin hem de eşin için büyük bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra yorulur, sıkıntı çekersin!
Recommend
[20.118] Şimdi burada senin için ne acıkmak vardır, ne deçıplak kalmak.
Recommend
[20.119] Yine burada sen, susuzluk çekmeyecek, sıcaktanda bunalmayacaksın.
Recommend
[20.120] Derken şeytan onun aklını karıştırıp "Ey Adem!dedi, sana ebedîlik ağacını ve sonu gelmez bir saltanatı göstereyim mi?"
Recommend
[20.121] Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennetyaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) ÂdemRabbine âsi olup yolunu şaşırdı.
Recommend
[20.122] Sonra Rabbi onu seçkin kıldı; tevbesini kabuletti ve doğru yola yöneltti.
Recommend
[20.123] Dedi ki: Birbirinize düşman olarak hepinizoradan (cennetten) inin! Artık benden size hidayetgeldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz.
Recommend
[20.124] Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu, kıyamet günükör olarak haşredeceğiz.
Recommend
[20.125] O: Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysaben, hakikaten görür idim!, der.
Recommend
[20.126] (Allah) buyurur ki: İşte böyle. Çünkü sana âyetlerimiz geldi; ama sen onları unuttun. Bugün deaynı şekilde sen unutuluyorsun!
Recommend
[20.127] Doğru yoldan sapanı ve Rabbinin âyetlerineinanmayanı işte böyle cezalandırırız. Ahiret azabı,elbette daha şiddetli ve daha süreklidir.
Recommend
[20.128] Bizim, onlardan önce nice nesilleri helâk etmişolmamız kendilerini yola getirmedi mi? Halbukionların yurtlarında gezip dolaşırlar. Bunda, elbette ki akıl sahipleri için nice ibretlervardır.
Recommend
[20.129] Eğer Rabbinden, daha önce sâdır olmuş bir söz vetayin edilmiş bir vâde olmasaydı, (ceza onlar için dedünyada) kaçınılmaz olurdu.
Recommend
[20.130] (Resûlüm!) Sen, onların söylediklerine sabret.Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısımsaatleri ile gündüzün etrafında (iki ucunda) datesbih et ki, sen, Allah'tan hoşnut olasın, (Allah da senden!).
Recommend
[20.131] Sakın, kendilerini denemek için onlardan birkesimi faydalandırdığımız dünya hayatınınçekiciliğine gözlerini dikme! Rabbinin nimeti hem daha hayırlı, hem de daha süreklidir.
Recommend
[20.132] Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devamet. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir.
Recommend
[20.133] Onlar: (Muhammed) bize Rabbinden bir mucizegetirmeli değil miydi? dediler. Önce gelen kitaplardakinin apaçık delili (Kur'an) onlara gelmedimi? 1
Recommend
[20.4] Eğer biz, bundan (Kur'an'dan) önce onları birazapla helâk etseydik, muhakkak ki şöyle diyeceklerdi: Ya Rabbi! Bize bir elçi gönderseydin de,şu aşağılığa ve rüsvaylığa düşmeden önce âyetlerineuysaydık!
Recommend
[20.135] De ki: Herkes beklemektedir: Öyle ise siz debekleyin. Yakında anlayacaksınız; doğru düzgün yolun yolcuları kimmiş ve hidayette olankimmiş!
Recommend
Featured Ad
About Us
Contact Us
Advertise
Donate
Bookmark Us
Support Us
GuestBook
Link To Us
Newsletter
Recommend
Set as Home
Terms Of Use
What's New
Other Sites:
Know The Prophet campaign
-
Discover Islam
-
Pharmacy Site
-
Links SQL Plugins
This Page Was Last Updated on
Copyright 2003-2008
Islamic Education & Services Institute