Skip to Content
The Muslims Internet Directory
Featured Service
Home
|
Advertise
|
FAQ
|
Login/Register |
Directory
Quran
Hadith
Islamic Library
Prayer Times
Discover Islam
Islamic Gallery
Calendar
New
Classifieds
Services
Webmasters
Dictionary
Downloads
Kids & Games
Quran Navigation
Search
Translations
Transliteration
Index
Chapter Info
English Search
Articles and Books
Audio
Memorization
Links
Downloads
On Your Site
FAQ
Muslims Internet Directory
The Quran / English
The Hadith
2Muslims.com
Our Network
Islamic Library & Articles
The Internet
Islamic Classifieds
WebRing Members Sites
Advance
-
Live Search
-
Quran
-
Hadith
-
Search This Site
-
The Network
-
Classifieds
-
WebRing
-
The Internet
-
Help!
Featured Site
Feature Your Site Now
2Muslims Services
Islamic IE Toolbar
Islamic Internet Gadgets
Prayer Times Software
Forum
Donate
Islamic Quizzes
Islamic CGI Scripts
Polls
Free E-mail Account
Zakat Calculator
Islamic Holidays Dates
Islamic Date Converter
DAWA Tools
FAQ About Islam
Buy The Islamic CD
God's Attributes
How To Pray?
Paid Services
Buy The Islamic CD
Banner Design
Submit Your Site
Muslims Million Pixels
Translate Site To:
Arabic
Bulgarian
Catalan
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Filipino
Finnish
French
German
Greek
Hebrew
Hindi
Indonesian
Italian
Japanese
Korean
Latvian
Lithuanian
Norwegian
Polish
Portuguese
Romanian
Russian
Serbian
Slovak
Slovenian
Spanish
Swedish
Ukrainian
Vietnamese
Hijab
Why do muslim females wear Hijab (Head cover)?
Faith
Culture
Fear
Other
view results
view other polls
Home
:
Quran:
Quran Translations:
Turkish:
İsrâ Sûresi :
Search the Quran in any of the drop down menu languages:
--Select language--
Albanian
Arabic
Azerbaijani
Bengali
Bosnian
Brazilian
Burmese
Chinese
Dutch
English_Abdullah_Yusuufali
English_Hasan_Qaribullah
English_Muhammad_Pickthall
Farsi
Finish
French
German
Hausa
Hindi
Hindi
Indonesian
Italian
Japanese
Korean
Latin
Malaysian
Melayu
Meranao
Mexican
Pashto
Persian
Poland
Portuguese
Russian
Spanish
Swahili
Tamil
Thai
Transliteration
Turkish
Urdu
More search options
İsrâ Sûresi
[17.1] Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmınıgösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm'dan,çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O,gerçekten işitendir, görendir.
Recommend
[17.2] Biz, Musa'ya Kitab'ı verdik ve İsrailoğullarına:"Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rabedinmeyin" diyerek bu Kitab'ı bir hidayet rehberikıldık.
Recommend
[17.3] (Ey) Nuh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin nesli! Şunu bilin ki Nuh, çok şükreden birkul idi.
Recommend
[17.4] Biz, Kitap'ta İsrailoğullarına: Sizler, yeryüzündeiki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesindebir kibre kapılacaksınız, diye bildirdik.
Recommend
[17.5] Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlükuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerinarasında dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi.
Recommend
[17.6] Sonra onlara karşı size tekrar (galibiyet ve zafer) verdik; servet ve oğullarla gücünüzü arttırdık;sayınızı daha da çoğalttık.
Recommend
[17.7] Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülükederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğercezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid'e(Süleyman Mâbedi'ne) girsinler ve ellerinegeçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık).
Recommend
[17.8] Belki Rabbiniz size merhamet eder; fakat siz eğeryine (fesatçılığa) dönerseniz, biz de sizi yine cezalandırırız. Biz cehennemi kâfirler için birhapishane yaptık.
Recommend
[17.9] Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyidavranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyükbir mükâfat olduğunu müjdeler.
Recommend
[17.10] Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için deelemli bir azap hazırlamışızdır.
Recommend
[17.11] İnsan hayrı istediği kadar şerri de ister. İnsanpek acelecidir!
Recommend
[17.12] Biz, geceyi ve gündüzü birer âyet (delil) olarakyarattık. Nitekim, Rabbinizin nimetleriniaraştırmanız, ayrıca, yılların sayı ve hesabınıbilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine,eşyayı) aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz, her şeyi açık açık anlattık.
Recommend
[17.13] Her insanın amelini (veya kaderini) boynunabağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.
Recommend
[17.14] Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter.
Recommend
[17.5] Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğruluktan saparsa,kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr,başkasının günah yükünü üslenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz.
Recommend
[17.16] Bir ülkeyi helâk etmek istediğimizde, o ülkeninzenginlik sebebiyle şımarmış elebaşılarına (iyilikleri) emrederiz; buna rağmen onlar oradakötülük işlerler. Böylece o ülke, helâke müstahakolur; biz de orayı darmadağın ederiz.
Recommend
[17.17] Nuh'tan sonraki nesillerden nicelerini helâkettik. Kullarının günahlarını bilen ve gören olarak Rabbin yeterlidir.
Recommend
[17.18] Her kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimizkadarını dünyada hemen verir, sonra da onu, kınanmışve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.
Recommend
[17.19] Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak onayaraşır bir çaba ile çalışırsa, işte bunlarınçalışmaları makbuldür.
Recommend
[17.20]Hepsine, onlara da bunlara da (dünyayı isteyenlerede ahireti isteyenlere de) Rabbinin ihsanından(istediklerini) veririz. Rabbinin ihsanı kısıtlanmışdeğildir.
Recommend
[17.21] Baksana, biz insanların kimini kiminden nasılüstün kılmışızdır! Elbette ki ahiret, derece veüstünlük farkları bakımından daha büyüktür.
Recommend
[17.22] Allah ile birlikte bir ilâh daha tanıma! Sonrakınanmış ve kendi başına terkedilmiş olarak kalırsın.
Recommend
[17.23] Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekildeemretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanındayaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.
Recommend
[17.24] Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerinekanat ger ve: "Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle)rahmet et!" diyerek dua et.
Recommend
[17.25] Rabbiniz sizin kalplerinizdekini çok iyi bilir.Eğer siz iyi olursanız, şunu bilin ki Allah,kötülükten yüz çevirerek tevbeye yönelenleri son derece bağışlayıcıdır.
Recommend
[17.26] Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.
Recommend
[17.27] Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanlarındostlarıdırlar. Şeytan ise Rabbine karşı çoknankördür.
Recommend
[17.28] Eğer Rabbinden umduğun (beklemek durumundaolduğun) bir rahmet için onların yüzlerinebakamıyorsan, hiç olmazsa kendilerine gönül alıcı birsöz söyle.
Recommend
[17.29] Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma. Sonrakınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun.
Recommend
[17.30] Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğinedaraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır,(onları) çok iyi görür.
Recommend
[17.31] Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın.Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onlarıöldürmek gerçekten büyük bir suçtur.
Recommend
[17.32] Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır veçok kötü bir yoldur.
Recommend
[17.33] Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın muhteremkıldığı cana kıymayın. Bir kimse zulmen öldürülürse,onun velîsine (hakkını alması için) yetki verdik.Ancak bu velî de kısasta ileri gitmesin. Zaten(kendisine bu yetki verilmekle) o, alacağınıalmıştır.
Recommend
[17.34] Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak engüzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğugerektirir.
Recommend
[17.35] Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru teraziile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.
Recommend
[17.36] Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme.Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondansorumludur.
Recommend
[17.37] Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen(ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne dedağlarla ululuk yarışına girebilirsin.
Recommend
[17.38] Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbininnezdinde sevimsizdir.
Recommend
[17.39] İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiğihikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme; sonra kınanmış ve (Allah'ın rahmetinden)uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.
Recommend
[17.40] (Ey müşrikler!) Rabbiniz, erkek çocukları siziniçin ayırdı da, kendisi meleklerden kız çocuklar mıedindi! Gerçekten siz, (vebali) çok büyük bir sözsöylüyorsunuz.
Recommend
[17.41] Biz, onların akıllarını başlarına toplamaları için bu Kur'an'da (çeşitli ikaz veihtarları) türlü şekillerde tekrar ettik. Fakat bu,onlara, daha da kaçıp uzaklaşmaktan başka bir şey sağlamıyor.
Recommend
[17.42] De ki: Eğer söyledikleri gibi Allah ile birliktebaşka ilâhlar da bulunsaydı, o takdirde bu ilâhlar,Arş'ın sahibi olan Allah'a ulaşmak için çarelerarayacaklardı.
Recommend
[17.43] Allah, onların söyledikleri şeylerdenmünezzehtir; son derece yücedir ve uludur.
Recommend
[17.44] Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nutesbih eder. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların tesbihinianlamazsınız. O, halîmdir, bağışlayıcıdır.
Recommend
[17.45] Biz, Kur'an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına gizleyici bir örtü çekeriz.
Recommend
[17.46] Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine birkapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Sen,Kur'an'da Rabbinin birliğini yâdettiğinde onlar,canları sıkılmış bir vaziyette, gerisin geri dönüpgiderler.
Recommend
[17.47] Biz, onların seni dinlerken ne maksatladinlediklerini, kendi aralarında fısıldaşırlarken de ozalimlerin: "Siz, büyülenmiş bir adamdan başkasınauymuyorsunuz!" dediklerini çok iyi biliriz.
Recommend
[17.48] Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yaptılar! Bu yüzden, (öyle bir) saptılar ki, artık(doğru) yolu bulamayacaklardır.
Recommend
[17.49] Bir de onlar dediler ki: Sahi biz, bir kemikyığını ve kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yepyeni birhilkatte diriltileceğiz, öyle mi!
Recommend
[17.50] De ki: "İster taş olun, ister demir",
Recommend
[17.51]İsterse aklınıza (yeniden dirilmesi) imkânsız gibigörünen herhangi bir yaratık! (Bunlar, Allah'ın sizi yeniden diriltmesini güçleştirmez.) Diyeceklerki: "Bizi tekrar (hayata) kim döndürecek?" De ki:Sizi ilk kez yaratan. Bunun üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve "Nezamanmış o?" diyecekler. De ki: Yakın olsa gerek!
Recommend
[17.52] Allah sizi çağıracağı gün, kendisine hamdederek çağrısına uyarsınız ve (dirilmeden önceki halinizde)çok az kaldığınızı sanırsınız.
Recommend
[17.53] Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler.Sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan, insanınapaçık düşmanıdır.
Recommend
[17.54] Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse sizemerhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.
Recommend
[17.55] Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyibilendir. Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık; Davud'a da Zebur'u verdik.
Recommend
[17.56] (Resûlüm!) De ki: "Allah'ı bırakıp da (ilâholduğunu) ileri sürdüklerinize yalvarın. Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilir, ne dedeğiştirebilirler."
Recommend
[17.57] Onların yalvardıkları bu varlıklar Rablerine-hangisi daha yakın olacak diye- vesile ararlar;O'nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.
Recommend
[17.58] Ne kadar ülke varsa hepsini kıyamet gününden önceya helâk edecek veya en çetin bir şekilde azaplandıracağız. Bu, Kitap'ta (levh-i mahfuz'da)yazılıdır.
Recommend
[17.59] Bizi, âyetler (mucizeler) göndermekten alıkoyantek şey, öncekilerin bu âyetleri yalanlamışolmasıdır. Nitekim Semûd kavmine, açık bir mucizeolmak üzere bir dişi deve vermiştik. Onlar ise, (budeveyi boğazladılar ve) bu yüzden zalim oldular. Oysa biz âyetleri ancak korkutmak içingöndeririz.
Recommend
[17.60] Hani sana: Rabbin, insanları çepeçevrekuşatmıştır, demiştik. Sana gösterdiğimiz o görüntüleri ve Kur'an'da lânetlenen ağacı, ancakinsanları sınamak için meydana getirdik. Biz onlarıkorkuturuz da, bu onlara, büyük bir azgınlıktan başka bir şey sağlamaz.
Recommend
[17.61] Meleklere: Âdem'e secde edin! demiştik. İblis'in dışında hepsi secde ettiler. İblis: "Ben, dedi,çamurdan yarattığın bir kimseye secde mi ederim!"
Recommend
[17.62] Dedi ki: "Şu benden üstün kıldığına da bir bak! Yemin ederim ki, eğer beni kıyamete kadaryaşatırsan, pek azı dışında, onun neslini kendimebağlayacağım!"
Recommend
[17.63] Allah buyurdu: Git! Onlardan kim sana uyarsa, iyibilin ki hepinizin cezası cehennemdir. Tam bir ceza!
Recommend
[17.64] Onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinleşaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygarayaboğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. Şeytan, insanlara,aldatmadan başka bir şey vâdetmez.
Recommend
[17.65] Şurası muhakkak ki, benim (ihlâslı) kullarımüzerinde senin hiçbir ağırlığın olmayacaktır.(Onları) koruyucu olarak Rabbin yeter.
Recommend
[17.66] (Kullarım!) Rabbiniz, lütfuna nâil olmanız içindenizde gemileri sizin için yüzdürendir. Doğrusu O,sizin için çok merhametlidir.
Recommend
[17.67] Denizde başınıza bir musibet geldiğinde, O'ndanbaşka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, (yine eskihalinize) dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür.
Recommend
[17.68] O'nun, sizi kara tarafında yerin dibine geçirmeyeceğinden, yahut başınıza taşyağdırmayacağından emin misiniz? Sonra kendinize bir koruyucu da bulamazsınız.
Recommend
[17.69] Yahut O'nun, sizi bir kez daha oraya (denize)gönderip üzerinize bir kasırga yollayarak, inkâr etmişolmanız sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz?Sonra, bundan dolayı kendinize (intikamınızı almakiçin) bizi arayıp soracak bir destekçi de bulamazsınız.
Recommend
[17.70] Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibikıldık. Onları, (çeşitli nakil vasıtaları ile) karadave denizde taşıdık; kendilerine güzel güzel rızıklarverdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.
Recommend
[17.71] Her insan topluluğunu önderleri ile birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defterisağından verilirse, onlar, en küçük bir haksızlığauğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar.
Recommend
[17.72] Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür;üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.
Recommend
[17.73] Müşrikler, sana vahyettiğimizden başka bir şeyi yalan yere bize isnat etmen için seni, nerdeyse, sanavahyettiğimizden saptıracaklar ve ancak o takdirdeseni candan dost kabul edeceklerdi.
Recommend
[17.74] Eğer seni sebatkâr kılmasaydık, gerçekten,nerdeyse onlara birazcık meyledecektin.
Recommend
[17.75] O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşıkendin için bir yardımcı da bulamazdın.
Recommend
[17.76] Yine onlar, seni yurdundan çıkarmak için nerdeysedünyayı başına dar getirecekler. O takdirde, seninardından kendileri de fazla kalamazlar.
Recommend
[17.77] Senden önce gönderdiğimiz peygamberler hakkındakikanun (da budur). Bizim kanunumuzda hiçbir değişiklikbulamazsın.
Recommend
[17.78] Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığıbastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.
Recommend
[17.79] Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus birnafile olmak üzere namaz kıl. (Böylece) Rabbinin, seni, övgüye değer bir makama göndereceğiniumabilirsin.
Recommend
[17.80] Ve şöyle niyaz et: Rabbim! Gireceğim yeredürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıylayardım edici bir kuvvet ver.
Recommend
[17.81] Yine de ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zatenbâtıl yıkılmaya mahkumdur.
Recommend
[17.82] Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o,müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin iseyalnızca ziyanını artırır.
Recommend
[17.83] İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüzçevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacakolsa iyice karamsarlığa düşer.
Recommend
[17.84] De ki: Herkes, kendi mizaç ve meşrebine göre işyapar. Bu durumda kimin doğru bir yol tuttuğunu Rabbiniz en iyi bilendir.
Recommend
[17.85] Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgiverilmiştir.
Recommend
[17.86] Hakikaten, biz dilersek sana vahyettiğimiziortadan kaldırırız; sonra bu durumda sen de bize karşı hiçbir koruyucu bulamazsın.
Recommend
[17.87] Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'an bâki kalmıştır). Çünkü O'nun sana lütufkârlığıçok büyüktür.
Recommend
[17.88] De ki: Andolsun, bu Kur'an'ın bir benzeriniortaya koymak üzere insü cin bir araya gelseler,birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini ortaya getiremezler.
Recommend
[17.89] Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara her türlümisali çeşitli şekillerde anlattık. Yine deinsanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.
Recommend
[17.90] Onlar: "Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynakfışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."
Recommend
[17.91] "Veya senin bir hurma bahçen ve üzüm bağınolmalı; öyle ki, içlerinden gürül gürül ırmaklarakıtmalısın."
Recommend
[17.92] "Yahut, iddia ettiğin gibi, üzerimize göktenparçalar yağdırmalısın veya Allah'ı ve meleklerigözümüzün önüne getirmelisin."
Recommend
[17.93] "Yahut da altından bir evin olmalı, ya da göğeçıkmalısın. Bize, okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece (göğe) çıktığına da aslainanmayız." De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadecebeşer bir elçiyim.
Recommend
[17.94] Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde,insanların (buna) inanmalarını sırf, "Allah, peygamberolarak bir beşeri mi gönderdi?" demeleriengellemiştir.
Recommend
[17.95] Şunu söyle: Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezipdolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.
Recommend
[17.96] De ki: Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarakAllah kâfidir. Zira O, kullarını hakikaten bilip görmektedir.
Recommend
[17.97] Allah kime hidayet verirse, işte doğru yolu bulanodur; kimi de hidayetten uzak tutarsa, artık onlara,Allah'tan başka dostlar bulamazsın. Kıyamet günündeonları kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzükoyun haşrederiz. Onların varacağı ve kalacağı yercehennemdir ki, ateşi yavaşladıkça onun aleviniartırırız.
Recommend
[17.98] Cezaları işte budur! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve: "Sahi bizler, birkemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yenibir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?" demişlerdir.
Recommend
[17.99] Düşünmediler mi ki, gökleri ve yeri yaratmış olanAllah, kendilerinin benzerini yaratmaya da kadirdir!Allah, onlar için bir vâde takdir etti. Bunda şüpheyoktur. Ama zalimler, inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.
Recommend
[17.100] De ki: Rabbimin rahmet hazinesine eğer siz sahip olsaydınız, harcanır korkusuyla kıstıkça kısardınız.İnsanoğlu da pek eli sıkıdır!
Recommend
[17.101] Andolsun biz, Musa'ya açık açık dokuz âyetverdik. Haydi İsrailoğullarına sor. Musa onlarageldiğinde Firavun ona, "Ey Musa! dedi, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum!"
Recommend
[17.102] (Musa Firavun'a:) "Pek âlâ biliyorsun ki, dedi,bunları, birer ibret olmak üzere, ancak, göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de seninhakikaten mahvolduğunu sanıyorum!"
Recommend
[17.103] Derken, Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi.Bu yüzden biz onu ve maiyyetindekilerin hepsini(denizde) boğduk.
Recommend
[17.104] Arkasından da İsrailoğullarına: "O topraklardaoturun! Ahiret vâdi tahakkuk edince, hepinizitoplayıp bir araya getireceğiz" dedik.
Recommend
[17.105] Biz Kur'an'ı hak olarak indirdik; o da hakkıgetirdi. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Recommend
[17.106] Biz onu, Kur'an olarak, insanlara dura duraokuyasın diye (âyet âyet, sûre sûre) ayırdık; ve onupeyderpey indirdik.
Recommend
[17.107] De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şubir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur'an) okununca, derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.
Recommend
[17.108] Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz.Rabbimizin vâdi mutlaka yerine getirilir.
Recommend
[17.109] Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar. (Kur'an okumak) onların saygısını artırır.
Recommend
[17.110] De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzelisimler O'na hastır." Namazında yüksek sesle okuma;onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut.
Recommend
[17.111] "Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortağı bulunmayan,âcizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacı olmayanAllah'a hamdederim" de ve tekbir getirerek O'nunşanını yücelt!
Recommend
Featured Ad
About Us
Contact Us
Advertise
Donate
Bookmark Us
Support Us
GuestBook
Link To Us
Newsletter
Recommend
Set as Home
Terms Of Use
What's New
Other Sites:
Know The Prophet campaign
-
Discover Islam
-
Pharmacy Site
-
Links SQL Plugins
This Page Was Last Updated on
Copyright 2003-2008
Islamic Education & Services Institute