Skip to Content
The Muslims Internet Directory
Featured Service
Home
-
FAQ
-
Forum
-
What's New
-
Shop
-
Million Pixels
-
Webmasters
-
Translate Me!
- Newsletter
-
Login/Register
Islamic Directory
Quran Tools
Hadith Tools
Islamic Library
Prayer Times
Discover Islam
Islamic Gallery
Classifieds
Free Services
Webmasters
Dictionary
Downloads
Shop!
Kids & Games
Quran Home
Multi Language Search
Translations
Transliteration
Quran Index
Chapter Info
English Search
Articles & Books
Audio
Audio Downloads
Memorization
Quran Links
On Your Site
FAQ
Muslims Internet Directory
The Quran / English
The Hadith
2Muslims.com
Our Network
Islamic Library & Articles
The Internet
Islamic Classifieds
WebRing Members Sites
Islamic Events Calendar
Islamic Forum
Options:
Advance
-
Live Search
-
Quran
-
Hadith
-
Search This Site
-
The Network
-
Forum
-
Classifieds
-
WebRing
-
Ajax
-
The Internet
-
Help!
Muslims Directory Google Gadgets
New
Prayer Times Worldwide
Featured Site
Discover Islam: Toward understanding Islam
Islam is probably the most misunderstood religion ...
:: Feature Your Site Now ::
Translate Site To:
Arabic
Chinese (Simplified)
French
German
Italian
Japanese
Korean
Portuguese
Spanish
Free Services
Muslims Million Pixels Advertising
Prayer Times Tables
Hadith Searchable Database
Submit an Article/Book
Submit an Event To Calendar
Free E-mail Account
Arabic/English Dictionary
Islamic IE Toolbar
Islamic Greeting Cards
Date Converter
FAQ About Islam
Islamic Male Names
Islamic Female Names
Zakat Calculator
Illusions: Tricks for the Eyes
Islamic Flashes
News Updates
Islamic Calendar 2006
How To Pray?
God's Attributes
Islamic Tests & Quizzes
Islamic CGI Scripts
Prayer Times Software
Print DAWA Tools
Vote Now!
Home
:
Quran:
Quran Translations:
Turkish:
Âraf Sûresi :
Quran Translation and search engine in Turkish
Search the Quran in any of the drop down menu languages:
--Select language--
Albanian
Arabic
Azerbaijani
Bengali
Bosnian
Brazilian
Burmese
Chinese
Dutch
English_Abdullah_Yusuufali
English_Hasan_Qaribullah
English_Muhammad_Pickthall
Farsi
Finish
French
German
Hausa
Hindi
Hindi
Indonesian
Italian
Japanese
Korean
Latin
Malaysian
Melayu
Meranao
Mexican
Pashto
Persian
Poland
Portuguese
Russian
Spanish
Swahili
Tamil
Thai
Transliteration
Turkish
Urdu
More search options
Âraf Sûresi
[7.1] Elif. Lâm. Mîm. Sâd.
[7.2] (Bu), kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğütvermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık buhususta kalbinde bir şüphe olmasın.
[7.3] Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun. O'nubırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Nekadar da az öğüt alıyorsunuz!
[7.4] Nice memleketler var ki biz onları helâk ettik.Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahatederlerken geldi.
[7.5] Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, "Bizgerçekten zalim kişilermişiz" demelerinden başka birşey olmadı.
[7.6] Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleride, gönderilen peygamberleri de mutlaka sorguyaçekeceğiz!
[7.7] Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ilemutlaka anlatacağız. Biz, onlardan uzak değiliz.
[7.8] O gün tartı haktır. Kimin (sevap) tartıları ağırgelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
[7.9] Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar,âyetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayıkendilerini ziyana sokanlardır.
[7.10] Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve oradasize geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da azşükrediyorsunuz!
[7.11] Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik,sonra da meleklere, Âdem'e secde edin! diye emrettik.İblis'in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı.
[7.12] Allah buyurdu: Ben sana emretmişken seni secdeetmekten alıkoyan nedir? (İblis): Ben ondan dahaüstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi.
[7.13] Allah: Öyle ise, "İn oradan!" Orada büyüklüktaslamak senin haddin değildir. Çık! çünkü senaşağılıklardansın! buyurdu.
[7.14] İblis: Bana, (insanların) tekrar dirileceklerigüne kadar mühlet ver, dedi.
[7.15] Allah: Haydi, sen mühlet verilenlerdensin,buyurdu.
[7.16] İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık,and içerim ki, ben de onları saptırmak için senindoğru yolunun üstüne oturacağım.
[7.17] "Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından,sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onlarınçoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!" dedi.
[7.18] Allah buyurdu: Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarakoradan çık! Andolsun ki, onlardan kim sana uyarsa,sizin hepinizi cehenneme dolduracağım!
[7.19] (Allah buyurdu ki) : Ey Adem! Sen ve eşin cennetteyerleşip dilediğiniz yerden yeyin. Ancak şu ağacayaklaşmayın! Sonra zalimlerden olursunuz.
[7.20] Derken şeytan, birbirine kapalı ayıp yerlerinikendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve:Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı, dedi.
[7.21] Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim,diye yemin etti.
[7.22] Böylece onları hile ile aldattı. Ağacın meyvesinitattıklarında ayıp yerleri kendilerine göründü. Vecennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Rableri onlara: Ben size o ağacıyasaklamadım mı ve şeytan size apaçık bir düşmandır,demedim mi? diye nidâ etti.
[7.23] (Adem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Bizkendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bizeacımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.
[7.24] Allah: Birbirinize düşman olarak inin! Sizin içinyeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanmavardır, buyurdu.
[7.25] "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve orada(diriltilip) çıkarılacaksınız" dedi.
[7.26] Ey Adem oğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecekgiysi, süslenecek elbise yarattık. Takvâ elbisesi...İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah'ın âyetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diyeonları indirdi).
[7.27] Ey Âdem oğulları! Şeytan, ana-babanızı, ayıpyerlerini kendilerine göstermek için elbiselerinisoyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onlarıgöremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz bizşeytanları, inanmayanların dostları kıldık.
[7.28] Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızıbu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler.De ki: Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?
[7.29] De ki: Rabbim adaleti emretti. Her secdeettiğinizde yüzlerinizi O'na çevirin ve dini yalnızAllah'a has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz.
[7.30] O, bir gurubu doğru yola iletti, bir guruba dasapıklık müstehak oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıpşeytanları kendilerine dost edindiler. Böyle iken kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlar.
[7.31] Ey Adem oğulları! Her secde edişinizde güzelelbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israfetmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
[7.32] De ki: Allah'ın kulları için yarattığı süsü vetemiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar, dünyahayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir.İşte bilen bir topluluk için âyetleri böyleaçıklıyoruz.
[7.33] De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri,günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbirdelil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeylerisöylemenizi haram kılmıştır.
[7.34] Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince nebir an geri kalırlar ne de bir an ileri gidebilirler.
[7.35] Ey Adem oğulları! Size kendi içinizden âyetlerimianlatacak peygamberler gelir de kim (onlara karşıgelmekten) sakınır ve kendini ıslah ederse, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
[7.36] Ayetlerimizi yalanlayanlar ve büyüklenip onlardanyüz çevirenler var ya, işte onlar ateş ehlidir. Onlarorada ebedî kalacaklardır.
[7.37] Allah'a iftira eden ya da O'nun âyetleriniyalanlayandan daha zalim kimdir! Onların kitaptakinasipleri kendilerine erişecektir. Sonunda elçilerimiz (melekler) gelip canlarını alırken"Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz tanrılarnerede?" derler. (Onlar da) "Bizden sıvışıp gittiler" derler. Ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerineşahitlik ederler.
[7.38] Allah buyuracak ki: "Sizden önce geçmiş cin veinsan toplulukları arasında siz de ateşe girin!" Herümmet girdikçe yoldaşlarına lânet edecekler. Hepsibirbiri ardından orada (cehennemde) toplanınca,sonrakiler öncekiler için, "Ey Rabbimiz! Bizi iştebunlar saptırdılar! Onun için onlara ateşten bir katdaha fazla azap ver!" diyecekler. Allah da: Zatenherkes için bir kat daha fazla azap vardır, fakat sizbilmezsiniz, diyecektir.
[7.39] Öncekiler de sonrakilere derler ki: Sizin bize birüstünlüğünüz yok. O halde siz de yaptıklarınızakarşılık azabı tadın!
[7.40] Bizim âyetlerimizi yalanlayıp da onlara karşıkibirlenmek isteyenler var ya, işte onlara gökkapıları açılmayacak ve onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar cennete giremiyeceklerdir! Suçlularıişte böyle cezalandırırız!
[7.41] Onlar için cehennem ateşinden döşekler, üstlerinede örtüler vardır. İşte zalimleri böylecezalandırırız!
[7.42] İnanıp da iyi işler yapanlara gelince -ki hiçkimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- işteonlar, cennet ehlidir. Orada onlar ebedî kalacaklar.
[7.43] (Cennette) onların altlarından ırmaklar akarken,kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız.Ve onlar derler ki: "Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah'a hamdolsun! Allah bizi doğruyola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacakdeğildik. Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler." Onlara: İşte size cennet; yapmışolduğunuz iyi amellere karşılık ona vâris kılındınızdiye seslenilir.
[7.44] Cennet ehli cehennem ehline: Biz Rabbimizin bizevadettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin sizevadettiğini gerçek buldunuz mu? diye seslenir."Evet!" derler. Ve aralarından bir çağrıcı, Allah'ınlâneti zalimlerin üzerine olsun! diye bağırır.
[7.45] Onlar, Allah yolundan alıkoyan ve onu eğip bükmekisteyen zalimlerdir. Onlar ahireti de inkâredenlerdir.
[7.46] İki taraf (cennetlikler ve cehennemlikler)arasında bir perde ve A'râf üzerinde de herkesisimalarından tanıyan adamlar vardır ki, bunlar henüz cennete giremedikleri halde (girmeyi) umarak cennetehline: "Selâm size!" diye seslenirler.
[7.47] Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de: EyRabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraberbulundurma! derler.
[7.48] (Yine) A'râf ehli simalarından tanıdıklarıbirtakım adamlara seslenerek derler ki: "Neçokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük sizehiçbir yarar sağlamadı.
[7.49] Allah'ın, kendilerini hiçbir rahmeteerdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlarmı?" (ve cennet ehline dönerek): "Girin cennete; artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz"(derler).
[7.50] Cehennem ehli, cennet ehline: Suyunuzdan veyaAllah'ın size verdiği rızıktan biraz da bize verin!diye seslenirler. Onlar da: Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır, derler.
[7.51] O kâfirler ki, dinlerini bir eğlence ve oyunedindiler de dünya hayatı onları aldattı. Onlar, bugünleri ile karşılaşacaklarını unuttukları ve âyetlerimizi bile bile inkâr ettikleri gibi biz debugün onları unuturuz.
[7.52] Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yolgösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımızbir kitap getirdik.
[7.53] (Fakat onlar), Onun tevilinden başka bir şeybeklemiyorlar. Tevili geldiği (haber verdiği şeyler ortaya çıktığı) gün, önceden onu unutmuş olanlarderler ki: Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeğigetirmişler. Şimdi bizim şefaatçılarımız var mı ki bize şefaat etsinler veya (dünyaya) geridöndürülmemiz mümkün mü ki, yapmış olduğumuzamellerden başkasını yapalım? Onlar cidden kendilerineyazık ettiler ve uydurdukları şeyler (putlar) dakendilerinden kaybolup gitti.
[7.54] Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gündeyaratan, sonra Arş'a istivâ eden, geceyi, durmadankendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi,ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah'tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'namahsustur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir!
[7.55] Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.
[7.56] Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculukyapmayın. Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çokyakındır.
[7.57] Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarakgönderen O'dur. Sonunda onlar (o rüzgârlar), ağırbulutları yüklenince onu ölü bir memlekete sevkederiz.Orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyvelerçıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde bundan ibret alırsınız.
[7.58] Rabbinin izniyle güzel memleketin bitkisi (güzel)çıkar; kötü olandan ise faydasız bitkiden başka birşey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim içinâyetleri böyle açıklıyoruz.
[7.59] Andolsun ki Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik.Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondanbaşka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecekbüyük bir günün azabından korkuyorum.
[7.60] Kavminden ileri gelenler dediler ki: Biz senigerçekten apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz!
[7.61] Dedi ki: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklıkyoktur; fakat ben, âlemlerin Rabbi tarafındangönderilmiş bir elçiyim.
[7.62]Size Rabbimin vahyettiklerini duyuruyorum, sizeöğüt veriyorum ve ben sizin bilmedikleriniziAllah'tan (gelen vahiy ile) biliyorum.
[7.63] (Allah'ın azabından) sakınıp da rahmete nâilolmanız ümidiyle, içinizden sizi uyaracak bir adam vasıtasıyla size bir zikir (kitap) gelmesineşaştınız mı?"
[7.64] Onu yalanladılar, biz de onu ve onunla berabergemide bulunanları kurtardık, âyetlerimiziyalanlayanları da suda boğduk! Çünkü onlar kör birkavim idiler.
[7.65] Ad kavmine de kardeşleri Hûd'u (gönderdik). O dediki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndanbaşka tanrınız yoktur. Hâla sakınmayacak mısınız?"
[7.66] Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Biz seni kesinlikle bir beyinsizlik içinde görüyoruz vegerçekten seni yalancılardan sanıyoruz.
[7.67] "Ey kavmim! dedi, ben beyinsiz değilim; fakat ben âlemlerin Rabbinin gönderdiği bir elçiyim.
[7.68] Size Rabbimin vahyettiklerini duyuruyorum ve bensizin için güvenilir bir öğütçüyüm.
[7.69] Sizi uyarmak için içinizden bir adam vasıtasıylaRabbinizden size bir zikir (kitap) gelmesine şaştınızmı? Düşünün ki O sizi, Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve yaratılışta sizi onlardanüstün kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini hatırlayınki kurtuluşa eresiniz."
[7.70] Dediler ki: Sen bize tek Allah'a kulluk etmemizve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız içinmi geldin? Eğer doğrulardan isen, bizi tehdit ettiğini(azabı) bize getir.
[7.71] (Hûd) dedi ki: "Üzerinize Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delilindirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığıkuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinleberaber bekleyenlerdenim!"
[7.72] Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizlekurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da imanetmeyenlerin kökünü kestik.
[7.73] Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i (gönderdik).Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndanbaşka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mucize olarak Allah'ınşu devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin,(içsin); ona kötülük etmeyin; sonra sizi elem verici bir azap yakalar.
[7.74] Düşünün ki, (Allah) Âd kavminden sonra yerlerine sizi getirdi. Ve yeryüzünde siziyerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylaryapıyorsunuz, dağlarında evler yontuyorsunuz. ArtıkAllah'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzündefesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın.
[7.75] Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar,içlerinden zayıf görülen inananlara dediler ki: SizSalih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyormusunuz? Onlar da Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız, dediler.
[7.76] Büyüklük taslayanlar dediler ki: "Biz de sizininandığınızı inkâr edenleriz."
[7.77] Derken o dişi deveyi ayaklarını kesereköldürdüler ve Rablerinin emrinden dışarı çıktılar da:Ey Salih! Eğer sen gerçekten peygamberlerdensen bizitehdit ettiğin azabı bize getir, dediler.
[7.78] Bunun üzerine onlarrı o (gürültülü) sarsıntıyakaladı da yurtlarında diz üstü dona kaldılar.
[7.79] Salih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: Ey kavmim! Andolsun ki ben sizeRabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğütverdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
[7.80] Lût'u da (peygamber gönderdik). Kavmine dedi ki:"Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığıfuhuşu mu yapıyorsunuz?
[7.81] Çünkü siz, şehveti tatmin için kadınları bırakıpda şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz taşkın bir milletsiniz."
[7.82] Kavminin cevabı: Onları (Lût'u ve taraftarlarını) memleketinizden çıkarın; çünkü onlarfazla temizlenen insanlarmış! demelerinden başka birşey olmadı.
[7.83] Biz de onu ve karısından başka aile efradınıkurtardık; çünkü karısı geride kalanlardan(kâfirlerden) idi.
[7.84] Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak kigünahkârların sonu nasıl oldu!
[7.85] Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dediki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başkatanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delilgelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Düzeltilmesindensonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlariseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.
[7.86] Tehdit ederek, inananları Allah yolundanalıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle heryolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncularınsonu nasıl olmuştur!
[7.87] Eğer içinizden bir gurup benimle gönderileneinanır, bir gurup da inanmazsa, Allah aranızdahükmedinceye kadar bekleyin. O hakimlerin en iyisidir.
[7.88] Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: "EyŞuayb! Seni ve seninle beraber inananlarımemleketimizden kesinlikle çıkaracağız veya dinimize döneceksiniz" (Şuayb): İstemesek de mi? dedi.
[7.89] Doğrusu Allah bizi ondan kurtardıktan sonratekrar sizin dininize dönersek Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah dilemiş başka,yoksa ona geri dönmemiz bizim için olacak şeydeğildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a dayanırız. Rabbimiz! Bizimle kavmimizarasında adaletle hükmet! Sen hükmedenlerin enhayırlısısın.
[7.90] Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: EğerŞuayb'e uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız.
[7.91] Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi deyurtlarında diz üstü donakaldılar.
[7.92] Şuayb'ı yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç oturmamış gibiydiler. Asıl ziyana uğrayanlar Şuayb'ıyalanlayanların kendileridir.
[7.93] (Şuayb), onlardan yüz çevirdi ve (içinden) dediki: "Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiğigerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim. Artık kâfirbir kavme nasıl acırım!"
[7.94] Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, orahalkını, (peygambere baş kaldırdıklarından ötürü bize) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk vedarlıkla sıkmışızdır.
[7.95] Sonra kötülüğü (darlığı) değiştirip yerine iyilik(bolluk) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve: "Atalarımızda böyle sıkıntı ve sevinç yaşamışlardı" dediler. Biz de onları, kendileri farkına varmadanansızın yakaladık.
[7.96] O (peygamberlerin gönderildiği) ülkelerin halkıinansalar ve (günahtan) sakınsalardı, elbette onlarınüstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık, fakat yalanladılar, biz de ettikleri yüzündenonları yakalayıverdik.
[7.97] Yoksa o ülkelerin halkı geceleyin uyurlarkenkendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mioldular?
[7.98] Ya da o ülkelerin halkı kuşluk vaktieğlenirlerken kendilerine azabımızın gelmeyeceğindenemin mi oldular?
[7.99] Allah'ın azabından emin mi oldular? Fakat ziyanauğrayan topluluktan başkası, Allah'ın (böyle) mühletvermesinden emin olamaz.
[7.100] Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vârisolanlara hâla şu gerçek belli olmadı mı ki: Eğer bizdileseydik onları da günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık! Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar(gerçekleri) işitmezler.
[7.101] İşte o ülkeler... Onların haberlerinden birkısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki, peygamberlerionlara apaçık deliller getirmişlerdi. Fakat öncedenyalanladıkları gerçeklere iman edecek değillerdi. İşte kâfirlerin kalplerini Allah böylemühürler.
[7.102] Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şeybulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk. l
[7.3] Sonra onların ardından Musa'yı mucizelerimizle Firavun ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkârettiler; ama, bak ki, fesatçıların sonu ne oldu!
[7.104] Musa dedi ki : "Ey Firavun! Ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.
[7.105] Allah hakkında gerçekten başkasını söylememekbenim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delilgetirdim; artık İsrailoğullarını benimle bırak!"
[7.106] (Firavun) dedi ki: Eğer bir mucize getirdiysenve gerçekten doğru söylüyorsan onu göster bakalım.
[7.107] Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemenapaçık bir ejderha oluverdi!
[7.108] Ve elini (cebinden) çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.
[7.109] Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: Bu çok bilgili bir sihirbazdır.
[7.110] O,sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Nebuyurursunuz?
[7.111] Dediler ki: Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla.
[7.112] Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler.
[7.113] Sihirbazlar Firavun'a geldi ve: Eğer üstün gelenbiz olursak, bize kesin bir mükâfat var mı? dediler.
[7.114] (Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdanolacaksınız, dedi.
[7.115] (Sihirbazlar), Ey Musa sen mi (önce) atacaksın,yoksa atanlar biz mi olalım? dediler.
[7.116] "Siz atın" dedi. Onlar atınca, insanlarıngözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.
[7.117] Biz de Musa'ya, "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onlarınuydurduklarını yakalayıp yutuyor.
[7.118] Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yapmaktaoldukları yok olup gitti.
[7.119] İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçükdüşerek geri döndüler.
[7.120] Sihirbazlar ise secdeye kapandılar.
[7.121]"Âlemlerin Rabbine iman ettik" dediler.
[7.122] "Musa'nın ve Harun'un Rabb'ine " dediler.
[7.123] Firavun dedi ki: "Ben size izin vermeden onaiman mı ettiniz? Bu, hiç şüphesiz şehirde, halkınıoradan çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır. Ama yakında (başınıza gelecekleri) göreceksiniz!
[7.124] Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlamakeseceğim, sonra da hepinizi asacağım!"
[7.125] Onlar da : ''Biz zaten Rabbimizedöneceğiz".dediler.
[7.126]Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğindeonlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, müslüman olarakcanımızı al, dediler.
[7.127] Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki:Musa'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıpyeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakacaksınız? (Firavun): "Biz onların oğullarınıöldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette bizonları ezecek üstünlükteyiz" dedi.
[7.128] Musa kavmine dedi ki: "Allah'tan yardım isteyinve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır.Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç(Allah'tan korkup günahtan) sakınanlarındır."
[7.129] Onlar da, sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkenceedildi, dediler. (Musa), "Umulur ki Rabbinizdüşmanınızı helâk eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hakim kılar da nasıl hareket edeceğinizebakar" dedi.
[7.130] Andolsun ki, biz de Firavun'a uyanları dersalsınlar diye yıllarca kuraklık ve mahsül kıtlığı ile cezalandırdık.
[7.131] Onlara bir iyilik (bolluk) gelince, "Bu bizim hakkımızdır" derler; eğer kendilerine bir fenalıkgelirse Musa ve onunla beraber olanları uğursuzsayarlardı. Bilesiniz ki, onlara gelen uğursuzluk Allah katındandır, fakat onların çoğu bunu bilmezler.
[7.132] Ve dediler ki: "Bizi sihirlemek için ne mucizegetirirsen getir, biz sana inanacak değiliz."
[7.133] Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerinetufan, çekirge, haşere, kurbağalar ve kan gönderdik;yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavimoldular.
[7.134] Azap üzerlerine çökünce, "Ey Musa! sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et; eğerbizden azabı kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız vemuhakkak İsrailoğullarını seninle göndereceğiz"dediler.
[7.135] Biz, ulaşacakları bir müddete kadar onlardan azabı kaldırınca hemen sözlerinden dönüverdiler.
[7.136] Biz de âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardangafil kalmaları sebebiyle kendilerinden intikam aldık ve onları denizde boğduk.
[7.137] Hor görülüp ezilmekte olan o kavmi (yahudileri) de, içini bereketle doldurduğumuz yerindoğu taraflarına ve batı taraflarına mirasçı kıldık.Sabırlarına karşılık Rabbinin İsrailoğullarınaverdiği güzel söz yerine geldi. Firavun ve kavminin yapmakta olduklarını ve yetiştirdikleri bahçelerihelâk ettik.
[7.138] İsrailoğullarını denizden geçirdik, oradakendilerine mahsus birtakım putlara tapan bir kavmerastladılar. Bunun üzerine: Ey Musa! Onların tanrıları olduğu gibi, sen de bizim için bir tanrıyap! dediler. Musa: Gerçekten siz cahil birtoplumsunuz, dedi.
[7.139] Şüphesiz bunların içinde bulundukları (din)yıkılmıştır, yapmakta oldukları da bâtıldır.
[7.140] Musa dedi ki: Allah sizi âlemlere üstünkılmışken ben size Allah'tan başka bir tanrı mı arayayım?
[7.141] Hatırlayın ki, size işkencenin en kötüsünü yapan Firavun'un adamlarından sizi kurtardık. Onlaroğullarınızı öldürüyorlar, kadınlarınızı sağbırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbiniz tarafındanbüyük bir imtihan vardır.
[7.142] (Bana ibadet etmesi için) Musa'ya otuz gece vade verdik ve ona on gece daha ilâve ettik; böyleceRabbinin tayin ettiği vakit kırk geceyi buldu. Musa,kardeşi Harun'a dedi ki: Kavmimin içinde benim yerime geç, onları ıslah et, bozguncuların yolunauyma.
[7.143] Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tûr'a) gelip deRabbi onunla konuşunca "Rabbim! Bana (kendini)göster; seni göreyim!" dedi. (Rabbi): "Sen beni aslagöremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerindedurabilirse sen de beni göreceksin!" buyurdu. Rabbi odağa tecelli edince onu paramparça etti, Musa dabaygın düştü. Ayılınca dedi ki: Seni noksansıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim. Ben inananların ilkiyim.
[7.144] (Allah) Ey Musa! dedi, ben risaletlerimle (sanaverdiğim görevlerle) ve sözlerimle seni insanların başına seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.
[7.145] Nasihat ve her şeyin açıklamasına dair ne varsahepsini Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun engüzelini almalarını emret. Yakında size, yoldançıkmışların yurdunu göstereceğim.
[7.146] Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleriâyetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar bütün mucizelerigörseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yoledinmezler. Fakat azgınlık yolunu görürlerse, hemenona saparlar. Bu durum, onların âyetlerimiziyalanlamalarından ve onlardan gafil olmalarından ilerigelmektedir.
[7.147] Halbuki âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayıyalanlayanların amelleri boşa çıkmıştır. Onlar,yapmakta oldukları amellerden başka bir şey için mi cezalandırılırlar!
[7.148] (Tûr'a giden) Musa'nın arkasından kavmi, zinet takımlarından, böğürebilen bir buzağı heykelini(tanrı) edindiler. Görmediler mi ki o, onlarla nekonuşuyor ne de onlara yol gösteriyor? Onu (tanrı olarak) benimsediler ve zalimler oldular.
[7.149] Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmışolduklarını görünce dediler ki: Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka ziyanauğrayanlardan olacağız!
[7.150] Musa, kızgın ve üzgün bir halde kavmine dönünce:"Benden sonra arkamdan ne kötü işler yapmışsınız!Rabbinizin emrini (beklemeyip) acele mi ettiniz?" dedi. Tevrat levhalarını yere attı ve kardeşinin(Harun'un) başını tutup kendine doğru çekmeyebaşladı. (Kardeşi): "Anam oğlu! Bu kavim beni cidden zayıf gördüler ve nerede ise beni öldüreceklerdi. Sende düşmanları bana güldürme ve beni bu zalim kavimleberaber tutma!" dedi.
[7.151] (Musa da) Ey Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla,bizi rahmetine kabul et. Zira sen merhametlilerin enmerhametlisisin! dedi.
[7.152] Buzağıyı (tanrı) edinenler var ya, işte onlaramutlaka Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir. Biz iftiracıları böylecezalandırırız.
[7.153] Kötülükler yaptıktan sonra ardından tevbe edipde iman edenlere gelince, şüphesiz ki o tevbe ve imandan sonra, Rabbin elbette bağışlayan veesirgeyendir.
[7.154] Musa'nın öfkesi dinince levhaları aldı.Onlardaki yazıda Rablerinden korkanlar için hidayetve rahmet (haberi) vardı.
[7.155] Musa tayin ettiğimiz vakitte kavminden yetmişadam seçti. Onları o müthiş deprem yakalayınca Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de dahaönce helâk ederdin. İçimizden birtakım beyinsizlerinişlediği (günah) yüzünden hepimizi helâk edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şeydeğildir. Onunla dilediğini saptırırsın, dilediğinide doğru yola iletirsin. Sen bizim sahibimizsin, bizibağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin! (Hz. Musa'nın, kavmini temsilen seçip Al lah'ınhuzuruna getirdiği kimseler, Allah ile kendiarasındaki konuşmayı işitince, onunla yetinmediler ve:""Ey Musa, Allah'ı açıkca görmedikçe sana aslainanmayacağız"" dediler. Bunun üzerine orada şiddetlibir deprem oldu ve bayılıp düştüler. Hz. Musa, Allah'a yalvardı da bu afet kaldırıldı.)
[7.156] Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de.Şüphesiz biz sana döndük." Allah buyurdu ki: Kimidilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyikuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere veâyetlerimize inananlara yazacağım.
[7.157] Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılıbuldukları o elçiye, o ümmî Peygamber'e uyanlar (varya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onlarıkötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pisşeyleri haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir. O Peygamber'e inanıp ona saygıgösteren, ona yardım eden ve onunla birliktegönderilen nûr'a (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.
[7.158] De ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ınelçisiyim. Ondan başka tanrı yoktur, O diriltir veöldürür. Öyle ise Allah`a ve ümmî Peygamber olan Resûlüne -ki o, Allah'a ve onun sözlerine inanır imanedin ve O'na uyun ki doğru yolu bulasınız.
[7.159] Musa'nın kavminden hak ile doğru yolu bulan ve onun sayesinde âdil davranan bir topluluk vardır.
[7.160] Biz İsrailoğullarını oymaklar halinde onikikabileye ayırdık. Kavmi kendisinden su isteyince, Musa'ya, "Asanı taşa vur!" diye vahyettik. Derhalondan oniki pınar fışkırdı. Her kabile içeceği yeribelledi. Sonra üzerlerine bulutla gölge yaptık, onlara kudret helvası ve bıldırcın etiindirdik. (Onlara dedik ki) "Size verdiğimizrızıkların temizlerinden yeyin. "Ama onlar(emirlerimizi dinlememekle) bize değil kendilerinezulmediyorlardı.
[7.161] Onlara denildi ki : Şu şehirde (Kudüs'te)yerleşin, ondan (nimetlerinden) dilediğiniz gibi yeyin, "bağışlanmak istiyoruz" deyin ve kapıdaneğilerek girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilikyapanlara ileride ihsanımızı daha da artıracağız.
[7.162] Fakat onlardan zalim olanlar, sözü, kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Biz dezulmetmelerinden ötürü üzerlerine gökten bir azapgönderdik.
[7.163] Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkınındurumunu sor. Hani onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü cumartesi tatiliyaptıkları gün, balıklar meydana çıkarak akın akınonlara gelirdi, cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece biz, yoldan çıkmalarındandolayı onları imtihan ediyorduk.
[7.164] İçlerinden bir topluluk: "Allah'ın helâk edeceğiyahut şiddetli bir şekilde azap edeceği bir kavme nediye öğüt veriyorsunuz?" dedi. (Öğüt verenler)dediler ki: Rabbinize mazeret beyan edelim diye bir desakınırlar ümidiyle (öğüt veriyoruz).
[7.165] Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca,biz de kötülükten men edenleri kurtardık, zulmedenleride yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli birazap ile yakaladık.
[7.166] Kibirlenip de kendilerine yasak edilen şeylerdenvazgeçmeyince onlara: Aşağılık maymunlar olun! dedik.
[7.167] Rabbin, elbette kıyamet gününe kadar onlara en kötü eziyeti yapacak kimseler göndereceğiniilân etti. Şüphesiz Rabbin cezayı çabuk verendir. VeO çok bağışlayan, pek esirgeyendir.
[7.168] Onları (yahudileri) gurup gurup yeryüzünedağıttık. Onlardan iyi kimseler vardır, yine onlardanbundan aşağıda olanları da vardır. (Kötülüklerinden) belki dönerler diye onları iyilik ve kötülüklerleimtihan ettik.
[7.169] Onların ardından da (âyetleri tahrifkarşılığında) şu değersiz dünya malını alıp, nasıl olsa bağışlanacağız, diyerek Kitab'a vârisolan birtakım kötü kimseler geldi. Onlara, ona benzerbir menfaat daha gelse onu da alırlar. Peki, Kitap'ta Allah hakkında gerçekten başka bir şeysöylemeyeceklerine dair onlardan söz alınmamış mıydıve onlar Kitap'takini okumamışlar mıydı? Âhiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlaaklınız ermiyor mu?
[7.170] Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlarvar ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrinizayi etmeyiz.
[7.171] Bir zamanlar dağı İsrailoğullarının üzerinegölge gibi kaldırdık da üstlerine düşecek sandılar. "Size verdiğimi (Kitab'ı) kuvvetle tutun veiçinde olanı hatırlayın ki korunasınız" dedik.
[7.172] Kıyamet gününde, biz bundan habersizdikdemeyesiniz diye Rabbin Adem oğullarından, onlarınbellerinden zürriyetlerini çıkardı, onlarıkendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhitolduk, dediler.
[7.173] Yahut "Daha önce babalarımız Allah'a ortakkoştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesildik(onların izinden gittik). Bâtıl işleyenlerin yüzünden bizi helâk edecek misin?" dememeniz için (böyleyaptık).
[7.174] Belki inkârdan dönerler diye âyetleri böyleayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
[7.175] Onlara (yahudilere), kendisine âyetlerimizdenverdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın takibine uğrayan vesonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku.
[7.176] Dileseydik elbette onu bu âyetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandı ve hevesininpeşine düştü. Onun durumu tıpkı köpeğin durumunabenzer: Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte âyetlerimiziyalanlayan kavmin durumu böyledir. Kıssayı anlat;belki düşünürler.
[7.177] Âyetlerimizi yalanlayan ve kendilerine zulmetmişolan kavmin durumu ne kötüdür!
[7.178] Allah kimi hidayete erdirirse, doğru yolu bulanodur. Kimi de şaşırtırsa, işte asıl ziyana uğrayanlaronlardır.
[7.179] Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunucehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarlagörmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşteonlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
[7.180] En güzel isimler (el-esmâü'l-hüsnâ) Allah'ındır.O halde O'na o güzel isimlerle dua edin. Onun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın.Onlar yapmakta olduklarının cezasınaçarptırılacaklardır.
[7.181] Yarattıklarımızdan, daima hakka ileten veadaleti hak ile yerine getiren bir millet bulunur.
[7.182] Âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleriyerden yavaş yavaş helâke götüreceğiz.
[7.183] Onlara mühlet veririm; (ama) benim cezamçetindir.
[7.184] Düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Muhammed'de)delilik yoktur? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
[7.185] Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah'ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmışolabileceğine bakmadılar mı? O halde Kur'an'dan sonrahangi söze inanacaklar?
[7.186] Allah kimi şaşırtırsa, artık onun için yolgösteren yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.
[7.187] Sana kıyameti, ne zaman gelip çatacağınısoruyorlar. De ki: Onun ilmi ancak Rabbiminkatındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de yere de ağır gelmiştir. Osize ansızın gelecektir. Sanki sen onu biliyormuşsungibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah'ın katındadır; ama insanların çoğu bilmezler.
[7.188] De ki: "Ben, Allah'ın dilediğinden başka kendimeherhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbettedaha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalıkdokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."
[7.189] Sizi bir tek candan (Âdem'den) yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini (Havva'yı)yaratan O'dur. Eşi ile (birleşince) eşi hafif bir yükyüklendi (hamile kaldı). Onu bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, Rableri Allah'a:Andolsun bize kusursuz bir çocuk verirsen muhakkakşükredenlerden olacağız, diye dua ettiler.
[7.190] Fakat (Allah) onlara kusursuz bir çocuk verince,kendilerine verdiği bu çocuk hakkında (sonradaninsanlar) Allah'a ortak koştular. Allah ise onların ortak koştuğu şeyden yücedir.
[7.191] Kendileri yaratıldığı halde hiçbir şeyi yaratamayan varlıkları (Allah'a) ortak mı koşuyorlar?
[7.192] Halbuki (putlar) ne onlara bir yardımedebilirler ne de kendilerine bir yardımları olur.
[7.193] Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar;onları çağırsanız da, sukût etseniz de sizin içinbirdir.
[7.194] (Ey kâfirler!) Allah'ı bırakıp da taptıklarınız sizler gibi kullardır. (Onlarıntanrılığı hakkında iddianızda) doğru iseniz, onlarıçağırın da size cevap versinler!
[7.195] Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksatutacakları elleri mi var veya görecekleri gözleri mivar yahut işitecekleri kulakları mı var (neleri var)? De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra bana(istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bileaçtırmayın!"
[7.196] Şüphesiz ki, benim koruyanım Kitab'ı indiren Allah'tır. Ve O bütün salih kullarını görüp gözetir.
[7.197] Allah'ın dışında taptıklarınızın ne size yardımagüçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler.
[7.198] Onları doğru yola çağırmış olsanız işitmezler. Veonları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.